OTELTASARIM

Endüstriye duyusal yaklaşım

TheWBhotel-1

Tıpkı Sting’in şarkısında olduğu gibi… “I’m an Englishman in New York/Ben New York’ta bir İngiliz adamım.” İngiltere, Londra merkezli Michaelis Boyd Design tarafından tasarlanan The Williamsburg Hotel, New York’taki 11 katlı bir yapıda yer alıyor. 150 odası bulunan Williamsburg; bir restoran, çatı katı havuzu, balo salonu, 3 ayrı bardan oluşuyor ve formu daha önce yerinde bulunan su kulesini andırıyor. Mahallenin endüstriyel geçmişine uygun olarak tasarlanan binanın dış cephesinde tuğla, cam ve Corten çeliği kullanılmış.

İkinci kattan itibaren odaların her biri yere kadar inen camlarıyla Manhattan, Brooklyn ya da East River manzarasına hakim. Kimi odalarda beyaz yıkamalı kereste panel duvarlar, bazılarında ise koyu gri eskitme alçı uygulamaları var. Detaylarda ise sipariş edilmiş özel deriler, pirinç, mermer ve kumaşın kullanımı hakim. Tüm odaların mobilyaları için Londra merkezli, deri tasarımıyla bilinen Bill Amberg Studio ile çalışılmış.

Odaların bir kısmında banyo sırlı camla ayrılırken diğerlerinde ise daha özel bir bölme olarak tasarlanmış. Banyolarda dış cephedeki endüstriyel tarzı destekler bir görünüm hakim. Onları birbirinden farklı kılan ise değişik renklerde kullanılan seramikleri.

Giriş katını çarpıcı bir bar domine ediyor. Antika resim çerçevelerin iç içe yerleştirilerek açılı bir doku oluşturulan barın üst kısmındaki binlerce renk içeren uygulama yerel bir sokak sanatçısı olan Eric Rieger tarafından tasarlanmış. Kenarlarını ise rahat bar sandalyeleri çevreliyor. İki kat uzunluğundaki tavanlarla iç mekana sofistike bir görünüm kazandırılmış ve doğal bitirmelerle tamamlanmış.

Bir Cevap Yazın

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.