ARTIMEKANGÜNCELSERGİ / MÜZE

Oğuz Yalım’ın DAHA X sergisi ile “Oyun Resme, Resim Oyuna Dönüşüyor”

Sokratin Arts&Culture, 20 Şubat 2025–5 Nisan 2025 tarihleri arasında Oğuz Yalım’ın 13. kişisel sergisine ev sahipliği yapıyor.

DAHA X, yaratım sürecinin esnekliğini, heyecanını ve sürükleyiciliğini gözler önüne seriyor. Başlangıçta belirlenen kuralların oyun içinde her an değişebileceği, esneyebileceği ve hatta tersine dönebileceği bir alan yaratan Oğuz Yalım, eserlerini oyunun kurallarının az, özgürlüğün ise hayli fazla olduğu bir evrende oluşturuyor.

Bauhaus ekolünden aldığı ilhamla şekillendirdiği sanatsal pratiğinde, her eserini bir oyun alanı olarak kabul eden sanatçı, yaratım sürecini sezgi, içgüdü ve bilinçaltıyla harmanlayarak doğaçlama bir deneyime dönüştürüyor.

“Resim yapmaya başladığım andan itibaren önümdeki, kağıdı, tuvali, yüzeyi her zaman oyun alanım olarak gördüm. Oyunum, başladığım andan itibaren ve süreç içerisinde sezgi, bilinçaltı, içgüdü ve tesadüflere dayalı bazen kontrollü, bazen kontrolsüz, doğaçlama bir deneyime dönüşür. O çoğunlukla eğlenceli ve öğretici, bazen yorucu, nadiren sıkıcı olsa da; her resmim ve yaratım süreci oyunun ta kendisidir benim için. Oyunun kuralları azca vardır, çokça yoktur.. Bir çocuğun odasında oynadığı gibi, başta basitçe konan kurallar her an, her durumda değişebilir, esneyebilir, istenirse ters yüz edilebilinir ve yeniden başlanabilir. Oyun eyleminin yarısı kolayca bozmak, karıştırmak ve yenilemektir. Özgürlük her anlamda en üst seviyededir. Deneyim önceden planlanmaz, sadece oyun araçları vardır, yaratım oyun içinde gelişir, sonlanır ya da sonlanmaz.

Çocukken oyun oynarken ebeveynlerimiz bizleri çağırdıklarında hep aynı sözcükler çıkardı hepimizin ağzından; beş dakika daha, biraz daha, azıcık daha, bi daha….. ‘ Daha’ oyunun bitmesini hiç istemediğimiz sihirli bir kelimedir o an için…” sözleri ile 13. kişisel sergisi DAHA X’in çıkış hikayesini anlatan sanatçı; “DAHA oyunu, oyunun uzamasını, devam etmesini, hatta hiç bitmemesini x ise gizemi, heyecanı, bilinmeyeni, merakı, düşünmeyi, öğrenmeyi, eğlenmeyi ve yeni deneyimleri temsil eder. Yani oyun resme, resim oyuna dönüşür. “ diyerek izleyicisine sanatın yalnızca bir üretim değil, aynı zamanda sürekli evrilen, değişen ve gelişen düşünsel bir deneyim alanı da olduğunu vurguluyor.

Paylaş:

Bir yorum bırakın

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.

Exit mobile version