ARTIMEKANFİKİR

Yeni başlayanlar için dekorasyon önerileri

Yeni bir eve mi yerleşeceksiniz ya da köklü bir değişikliğe mi ihtiyacınız var? Öyle koşup koltuk döşeme kumaşını, perdenin rengini seçmeye gitmeden önce bu defa farklı bir açıdan bakmanıza yardımcı olmak istiyorum. Keyfinizi kaçırmadan, ah keşke böyle yapsaydık demeden; her zaman söylediğim gibi iç mimari destek almak sizin sorunsuz, fonksiyonel çözümlere ulaşmanızı ve profesyonel bir netice elde etmenizi sağlar. Ancak sizin kendi evinizi şekillendirmekten çok keyif aldığınızı da biliyorum.

Öyleyse bu defa farklı küçük ipuçları versem,
meslektaşlarım bana kızar mı? -hiç sanmıyorum.
Sizin için daha kolay olur mu? -kesinlikle…

İpucu 1:
Son birkaç yılda tabii ki çok iyi tasarlanmış konut projeleri var ama maalesef pek çoğunda fazladan kat yapmak için ayarlanan tavan yüksekliklerini görünce; aklıma gelen ilk soru: Boyum mu uzadı acaba?
En çok vakit geçirdiğiniz, tartışmasız en önemli mekan evinizin salonudur. Tahmin ediyorum ki sizin de üzerinde en çok düşüneceğiniz alan burası olacaktır. Bu alanın şık, davetkar, keyifli ve kullanışlı olması hepimizin önceliğidir. Evinizin alçak ya da yüksek tavanlı olması ile hiç ilgisi olmayan detaylardan bir tanesi…
Salonunuz 2,5 metre de olsa 4 metre de olsa; buradaki oturma ya da yemek bölümünüzün etrafına; tavan yüksekliğinin yarısını geçecek bir mobilya parçası koymamanızı öneririm. Kapıdan girip baktığınızda, geniş duvar yüzeyleri olan mekanlar daha rahatlatıcı, ferah bir algı bırakır.

İpucu 2:
Ama en büyük tutkunuz kitap okumak ve öyle bir kitaplık hayal ediyorsunuz ki, dolu dolu ve tüm duvarı komple kaplıyor. Kitapsız yaşanmaz tabii ki kocaman bir kitaplığınız olsun. Tercihen tüm duvarı kaplamasın, yeriniz uygunsa yatay yerleşimde olsun. Mümkün değilse o zaman yükselebilirsiniz ama biraz malzemeleriyle oynayalım. Ana konstrüksiyonu arzu ettiğiniz ahşap malzemeden olabilir ama arkasını duvar rengi bırakmakta ya da farklı görselde duvar kağıtlarıyla kaplamakta fayda var. Adeta birer sanat eseri gibi. Çok ısrarlısınız ahşabın dokusundan ayrılmak istemiyor musunuz; o zaman her kutucuğa bir ışık kaynağı koyarak pırıltıyı arttırabilirsiniz

İpucu 3:
Tasarım trendlerini takip etmeyin. Karıştırın! Eski ve yeniyi, pahalı ve ucuzu beraber kullanmaktan korkmayın. Dergide görüp aşık olduğunuz, modern tasarım koltuğunuz şimdiyi anlatırken, yanına büyükannenizin çeyizinden gelen koltuğu yerleştirerek eski hikayeleri anımsatırsınız. Unutmayın evinizi misafirler için değil, kendiniz için hazırlıyorsunuz. Mekanınızın en önemli yönü; sizin kim olduğunuzu, kişiliğinizi ve tarzınızı yansıtmasıdır. Bir oda ister salon ister uyku alanı olsun; çok fazla köşeli, hacimli formlara sahip mobilyalar var ise kalabalık ve ağır bir etki yaratır. Biz tasarımcılar buraya mutlaka yuvarlak formlu ya da işte o aile yadigarı koltuk gibi, masa gibi ince, zarif hatlara sahip mobilyalar ekleyerek uzak stiller arası bağlantı kurar, farklı sahneler kurgulamaya çalışırız. Eski ve yeninin, zıt geometrik formların birlikteliği uyumlu bir görsel denge yaratacaktır.

İpucu 4:
Sizin salon 30 m2 ya da 80 m2 olabilir. Ne fark eder, kim daha da büyük ve gösterişli algılansın istemez ki? Zaten mobilyaların yüksekliklerini ayarlamıştık. Duvarlar da epey boş kaldı. O halde elimizdeki seçeneklere bakıp, duvar kolajları hazırlayabiliriz. Öncelik aynalarda. Mümkünse pencerelerin karşısına yerleşip, doğal ışığı karşılasınlar. Tavandan yere kadar inen dev bir aynayı koridorda yürürken tam karşınıza alabilirsiniz. Dolaylı aydınlatma yapacağınız bu bölgede hemen derinlik etkisi oluşturur. Duvarlar için ikinci bir önerim de sanat eserleri
yerleştirmek. Evinizin mobilya dükkanı gibi durmaması için en can alıcı seçim bu olacaktır. Kullandığınız ayna ve resimler farklı boyut ve farklı çerçeveler ile geometrik ve sizi yansıtan mükemmel bir kombinasyon yakalatır.

Hazırlayan: İç Mimar İrem Senemoğlu

Paylaş:

Bir yorum bırakın

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.

Exit mobile version