ARTIMEKANEVTASARIM

Zamansız Ve Akılda Kalıcı

 

Tasarımcı Sami Savatlı’nın Yeniköy’deki duyulara hitap eden evi, bir yol yalısının ilk iki katında konumlanıyor. Evdeki şık dekorasyon, göz alıcı bir manzarayla bütünleşiyor…

 

 

 

 

 

 

 

 

 

Yeniköy, İstanbul’un yeşil kalmış nadir semtlerinden biri ve Boğaz’ın incilerinden. Özellikle yaz aylarında serin bir yer ve hala mahalle, köy dokusu mevcut. Sami Savatlı Design Studio’nun kurucusu, tasarımcı Sami Savatlı’nın Haziran 2021’de taşındığı ev, üç katlı bir yol yalısında bulunuyor. Burada daha önceden bir sanat galerisi varmış. Evi gezerken sözü Savatlı’ya bırakıyoruz. “İstanbul Boğazı’nda denize bu kadar yakın yaşamak büyük avantaj ve keyif. Yaşadığım ev, üç katlı bir binada yer alıyor. Yaşarken müstakil bahçesi ve müstakil girişi olduğu için aslında müstakil hissi veriyor. Üstümde tek katlı başka bir daire var. Kot farkından dolayı o dairenin de kendine ait bir bahçesi mevcut. Benim ev 340 metrekare. Giriş katta yaşam alanı ve yemek bölümünden oluşan büyük bir salon, mutfak ve misafir tuvaleti mevcut. Bu kattan bahçeye çıkılıyor. Üst katta ise büyük bir master yatak odası, banyo ve giyinme odası, misafir yatak odası, minik bir mutfak ve ayrıca ikinci bir yemek alanı var. Sami Savatlı Design Studio olarak evi ele aldığımızda oldukça yorgun ve yıpranmıştı. 

Dekorasyon çalışmaları Mart 2021’de başladı ve tamamlanması üç ay sürdü,” diye anlatmaya başlıyor ve “Yaptığımız çalışmalarda ev içindeki mekanların boyutları çok fazla değiştirilmedi. Mutfak alanı açıktı ve o bölüm yeniden boyutlandırılarak kapatıldı. Üst katta bulunan master yatak odasına bir giyinme bölümü kurgulandı. İç mekanları büyütmek ve alanları ferah göstermek için bazı çözümler uygulandı. Yaşam alanında farklı iki oturma alanı yaratıldı. Bu sayede bu alanda aynı anda iki farklı grup bağımsız şekilde zaman geçirebiliyor. Giriş ve yaşam alanı kısmında bej tonlarında parlak bir boya kullanıldı. Akşam saatlerinde ışıkların yansıması ile bu alanda farklı bir derinlik ortaya çıkıyor. Galeri boşluğundaki ışıklık eskisine göre daha geçirgen bir hale getirilerek evin genelinde gündüz daha aydınlık ve ferah bir ortam oluşturuldu. İki alanda el boyaması ve farklı tekniklerle bizim ürettiğimiz iki farklı ayna kullanıldı. Böylece giriş ve yemek odasında ferah bir his ortaya çıktı,” diye bahsediyor. 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

Sami Savatlı, “Çalışmalarımın ortak noktasını, bir başka deyişle yarattığım dili, duyulara hitap eden, akılda kalıcı, sıcak, davetkar ve içinde iyi hissedilen tasarımlar diye özetleyebilirim. Evimiz kim olduğumuzu yansıtmalı ama değişen ve gelişen varlıklar olduğumuz gerçeğiyle evimiz değişmemize de izin vermelidir. Ben yıllar içinde biriktirdiğim objeleri, sanat eserlerini ve eşyaların bir kısmını bu evde kullanmak istedim. Ama bir önceki evim daha küçük olduğu için mobilyalar uymadı ve büyük çoğunluğu bu eve özel olarak sıfırdan imal edildi. Bunlarda aslında elimde kullanmak istediğim sanat eserleri ve objelerden yola çıkarak yeni büyük parçalar tasarlandı. Renk seçimlerinde Trend Beyond Colours projesi kapsamında çalıştığım Nippon Paint paletindeki renklerden seçimler yapmayı tercih ettim.

Düz renkler ve yoğun dokuları çok sıcak buluyorum. Evim metrekare ve ışık bakımından yeterli olduğu için daha baskın renkler kullanılarak mekanlar daha vurucu hale getirildi,” diyor, “Genel olarak mekan tasarımlarında ışık oyunlarını çok sevdiğim için evimde çokça aplik, abajur ve lambader kullanıldı. Aydınlatma çözümleri spot ve avize, abajur ve aplikler ile zenginleştirildi. Sadece yatak odasından perde var. Giriş zeminler mermer, üst kat hol parke olduğu için odalarda sisal halı tercih edildi.

Ev içindeki konforumu oluştururken – çok keskin sınırlarla her objenin yerinin çok belli olduğu evlerdense – kendi içinde evrilebilecek, zaman içinde yeni eklentilere ve modifikasyonlara izin verecek mantıkta bir tasarım kurguladım. Kendi evimde açıkçası huzurlu ve iyi hissettiğim bir tasarım bakış açısıyla tasarımlar ve seçimler yaptım. Sanat eserleri, objeler ve renkler, sıkıldıkça değiştirilmeye çok müsait. İkizler burcu olduğum için kendi alanımda sık sık değişiklik yapmayı seviyorum. Evimde Haluk Akakçe, çok sevdiğim İsmet Doğan, seramik sanatçısı Atilla Galatalı, Melis Buyruk, genç sanatçılardan Ahmet Rüstem ve Pınar Kayar gibi sanatçıların eserleri var. Ayşegül Süter’in çok güzel bir aynası, Göksu Gül’ün mavi tavşanı ve Halil Vurucuoğlu’nun kağıt işleri de var. Ayrıca yemek bölümünde ekranda Hakan Sorar’ın Shaping adlı videosu dönüyor. Bu arada yatak odamdaki küçük balkonumdan sabahları karada ve denizde hayatın başladığını izlemek bana çok keyifli. Bahçemde çok yaşlı bir manolya ağacı var ki onun gölgesinde kitap okumayı çok seviyorum,” diye bahsediyor. 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

Ev içindeki konforumu oluştururken – çok keskin sınırlarla her objenin yerinin çok belli olduğu evlerdense – kendi içinde evrilebilecek, zaman içinde yeni eklentilere ve modifikasyonlara izin verecek mantıkta bir tasarım kurguladım. Kendi evimde açıkçası huzurlu ve iyi hissettiğim bir tasarım bakış açısıyla tasarımlar ve seçimler yaptım. Sanat eserleri, objeler ve renkler, sıkıldıkça değiştirilmeye çok müsait. İkizler burcu olduğum için kendi alanımda sık sık değişiklik yapmayı seviyorum. Evimde Haluk Akakçe, çok sevdiğim İsmet Doğan, seramik sanatçısı Atilla Galatalı, Melis Buyruk, genç sanatçılardan Ahmet Rüstem ve Pınar Kayar gibi sanatçıların eserleri var. Ayşegül Süter’in çok güzel bir aynası, Göksu Gül’ün mavi tavşanı ve Halil Vurucuoğlu’nun kağıt işleri de var. Ayrıca yemek bölümünde ekranda Hakan Sorar’ın Shaping adlı videosu dönüyor. Bu arada yatak odamdaki küçük balkonumdan sabahları karada ve denizde hayatın başladığını izlemek bana çok keyifli. Bahçemde çok yaşlı bir manolya ağacı var ki onun gölgesinde kitap okumayı çok seviyorum,” diye bahsediyor. 

Sami Savatlı Design Studio çatısı altında iç mimar ve tasarımcılardan oluşan güçlü bir ekip ile her projeye özel, projenin gereklilikleri doğrultusunda özgün konseptler oluşturan Savatlı, “Biz her detayı projeye özgü olarak tasarlıyoruz. Demin de bahsettiğim ve kendi evimde uyguladığım gibi zaman içinde yeni eklentilere ve modifikasyonlara izin verebilecek mantıkta ilerlemeyi, tasarlamayı seviyorum. Müşterilerime tam olarak bunu yapan mekanlar tasarlıyorum.

Ben ürün tasarımı kökenli olduğum için kesinlikle her şeyden önce doğru ve fonksiyonel bir planlama ile işe başlıyorum. Bu planlamanın ardından konsept çalışıyorum ve tabii ki renkler, dokular ve stil bu aşamada projeye giriyor. Ürünleri çoğunlukla biz tasarladığımız için ergonomi ve kullanıcının rahatlığı kesinlikle öncelikli konularımız oluyor,” diyerek sözlerini tamamlıyor.

 

Tasarım: Sami Savatlı

Yapım: Rana Korgül

Fotoğraf: Sinan Çırak

 

 

Paylaş:

Bir yorum bırakın

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.

Exit mobile version