EVTASARIM

Sırt sırta yaşamak

Bodrum’un taş tepeleri arasından hiç beklediğimiz bir açıklığa vardık ve yeşil ve mavinin en güzel tonlarını barındıran bir nehrin kenarına kurulu sitede Ece Uz Design tarafından tasarlanan iki minik eve konuk olduk. Birbirinin simetriği bu iki daire, iki kız kardeşe ait. Kız kardeşlerden birisi İstanbul’da ikamet etmesine rağmen dairesini yaz kış kullanıyor ve sık sık bu evde kalıyor. Diğer kız kardeş ise Dubai’de yaşıyor ve sadece yazın iki ay gelebiliyor. İki ay için de olsa yıllar sonra aynı evde yaşama hissini tekrar tatmak isteyen kız kardeşlerin evleri sırt sırta dayanıyor ve aynı terası paylaşıyor. Daire tipindeki evlerin ortak terası ve önü açık konumu, müstakil bir evde yaşanıyormuş hissiyatı veriyor. Evlerin ikisinin de konsepti birbirinden çok farklı bir ev bohem diğer ev daha modern tarzda. Konumlandırmaları itibariyle ihtiyaçlarına göre küçük dokunuşlarla fonksiyonellik kazandırılmış. 

Dubai’de yaşayan Hülya Hanım’a ait daire daha bohem yapıda, etnik unsurların bir arada kullanıldığı bir ev. 1+1 olan evler salon, mutfak ve yatak odasından oluşuyor. Salondaki koltuğun kullanımı oldukça yoğun olduğundan özel ölçüde ve altından yatak çıkacak ve pufu sandıklı olacak şekilde yaptırmışlar.  

“Ana bölümde koltuğu fonksiyonel bir şekilde kullanırken tek kişilik koltukta daha geçirgen yapıda hafif bir koltuk kullanmayı tercih ettik. Çünkü burada da böyle büyük bir berjer kullansaydık belki daha rahat bir oturum olacaktı ama ortamı boğacaktı” diyen iç mimar, koltuğun arkasındaki duvarın düz beyaz etkisini kırmak adına taş duvara simetrik sütunlar yerleştirerek aplikler için bir zemin oluşturuyor.  Akrobat stilindeki aplikleri tasarlayıp Karaköy’deki EFC aydınlatmaya yaptırmışlar. Kemerli sütunlar arasında kalan alanı tabaklarla değerlendirmek isteyen Ece Uz, her yerde görebileceğimiz modeller yerine farklı seçimleri bir araya getirmeyi tercih ettiklerini belirtiyor: “Bu tabaklar son iki senedir çok moda aslında biraz da kullanmaktan sıkıldık ama bu evde tasarlarken gerçekten çok hoşumuza gitti. Hepsini bir yerden bütün tabakları almak yerine bütün tabakları farklı firmalardan aldık ve araya aynalar, suplalar, sepetler karıştırdık. 

 ”Tabakların getirdiği sıcak etkiyi Zara Home’dan alınan jüt halı ile tamamlanıyor ve ahşap detaylarla devam ediyor. Tavandaki mertek detayları bunun en güzel yansımalarından. “Elektrik direklerinde kullanılan ağaç kütüklerini biz ortadan ikiye bölerek tavanda mertek olarak kullanmayı tercih ettik. Yani düz dikdörtgen veya kare mertekleri marangoza yaptırmak yerine elektrik direklerinden çıkan ahşapları kullandık. Hatta çok detaylı incelerseniz yamuk yumuk olduğunu 12 cm’den başlayıp 16 cm’e geçtiğini görebilirsiniz.” 

Mutfağa geçiş bir ada bölümü ile oluyor. Geçirgen yapıdaki berjerlerin takip ettiği adada yine benzer yapıda iki tane bar taburesi bulunuyor. Ev sahipleri yurt dışında yaşadığı ve sadece yaz aylarında 1-2 ay geldikleri için genel yeme içme ihtiyaçlarının hepsi terasta çözülüyor. Yine de küçük sohbetler ve uzaktan çalışma imkanı verebilmek adına düşünülen bu ada, diğer taraftan da tabak gibi mutfak malzemelerini saklayan fonksiyonel bir dolap niteliğinde. Uzaq Home’dan alınan bar tabureleri bu alana uygun olarak kestirilmiş. Barın üzerindeki malzeme ise papel. Masif malzemenin pahalı bulunduğu durumlarda alternatif olabilecek papel, ağacın üzerinden sıyrılan ve telleme işlemi ile masif gibi gözüken bir yüzey kaplaması. Evin hem ana girişine bir duvar oluşturarak mutfağı ayıran hem de ev sahibinin çok sevdiği seramikleri sergilemek için alan oluşturan Ece Uz, ahşap ve can detaylı bir ünite tasarlamış.  

Ünitenin kulplarını pirinç detaylı olarak Zara Home’dan alan tasarımcı, ayaklarda da endüstriyel bir geçiş yaratacak metaller kullanılmış. 

Diğer kardeşe ait evde ise daha modern ve şehirli bir stil hakim. İki evin yan yana olduğu ortak terastan çıkılan bu dairede diğer taraftan girdiklerinde salonda yine aynı diğer dairenin simetrisi olacak şekilde bir yerleşim var. “Koltuğumuzu Tarz-ı Hayal firmasından fakat bu evin konseptine uygun olacak şekilde gri tercih ettik çünkü bu evin içerisinde biraz daha griler, lacivertler, beyazlar ve ahşap ile yumuşatılmış daha modern çizgiler var” diyor Ece Uz. Aydınlatmayı tasarımın önemli bir yerine koyan tasarımcı, önce aydınlatma kurgusunu yapıp sonrasında diğer detaylara geçtiklerini dile getiriyor: “Aydınlatmalar çok önemli olduğu için burada da projeye hizmet edecek şekilde en başında belirleyerek oluşturduk. Daha sonra da uygulamayı da ona göre yaptırdık.” Duvardaki iki aplik arasında koltuğun duracağı noktayı da belirleyen bir tablo yer alıyor. Maskülen etkiyi destekleyen bir bar alanı oluşturulan evde, ahşap yoğunluklu samimi bir alan eklenmek istenmiş. “Başta bu kadar çok depolama alanı yaratacak bir şey bu alanda acaba boğucu mu olur diye çok endişe etmiştik ama hatta daha derli toplu durdu diyebilirim. Orta bölümü teşhir alanı gibi düşündük. Bir de biz ikinci el ve antika ürünleri çok seviyoruz. Yaşanmışlığı olan aileden kalan ürünleri kullanmayı da… Sevdiğimiz ve topladığımız şeylere burada yer bulduk.”  

Maskülen algının devamlılığı için etrafından belirgin bir kumaş bant geçişi olan jüt halı tercih edilmiş. Diğer evdeki yumuşak geçişler burada oldukça sert ve net. 

“Penceremizin kenarlarında koyu lacivert griye kaçan perdelerimiz var. Bunlar duvarların kenarlarında bir fon vazifesi görüyor ve mekanda keskin geçişler sağlamış oluyor.” Evin senelik kullanımı göz önünde bulundurulduğunda ihtiyaçlar da değişiyor. Yan evdeki fileli tekli koltuk yerini daha rahat bir berjere bırakıyor.  Mutfakta ise hem farklı bir dolap kullanımı hem de daha masaya yakın bir kurgu mevcut. Girişten itibaren dar bir dresuar görevi gören ahşap tezgah, geniş bir masaya dönerek yeni bir form kazanıyor. Dikey borular halindeki lokal aydınlatmalar EFC Aydınlatma’dan, minik görünümlerine rağmen oldukça rahat olan sandalyeler ise Sancrea’dan. 

Modern evin yatak odasında maskülen çizgiler hakim. Yatağın sağında ve solunda keskin hatlarda siyah iki tane kutu var. Alçıpan kutuların içerisinde duvara monte komodinler ve hemen üzerinde de sarkıt lokal aydınlatmalar yer alıyor. Siyahın keskinliğini dengeleyecek açık renkteki komodinler, kulplu detaylarla hareket kazanmış. Yataklar yine baza şeklinde yerden tasarruf sağlayacak şekilde düşünülmüş ve yatak başı ise arkada oluşturulan panelin bir parçası. Ev sahibinin eşinin home Ofis çalışıyor olması daha izole bir çalışma ortamı ihtiyacı doğurmuş. 1+1 evde alan oluşturabilmek adına yatak odasında bir köşe tasarlamış Ece Uz. 

Bohem stildeki dairenin yani Hülya Hanım ve eşinin yatak odasında salondaki çizgilerin devamlılığı söz konusu. Salondan devam eden eskitme meşe parke Uz’un avantajına oluyor. Küçük metrekarelere sahip evde baza kullanımı tercih eden tasarımcı arkasındaki duvarı yatak başı olarak kullanıyor ve kişisel bir görünüm oluşturuyor. Bir raf görevi de gören bu alanın hemen üstünde ise evin bohem tarzını destekleyen duvar kağıdı ve Ganesh Aydınlatma’dan alınan sarkıtların kullanımı dikkat çekiyor. Bebek tekstilinde kullanılan müslin yatak örtüsü de Bodrum için ferah bir seçim. Evin kışın kapalı kaldığı ve nemden etkilenebileceği düşüncesi ile hava alan saklama birimleri tasarlanıyor. Bu eve özel olarak hazeran detaylı şifonyerler ve giyinme bölümünde de hazeranlı dolap kapakları tercih ediliyor. 

 

Paylaş:

Bir yorum bırakın

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.

Exit mobile version