ARTIMEKANİNCELEME

Hayata “ortak çalışma mekanları” ile devam

Eylül ayı ile birlikte hayatımıza yağmur sesi, toprak kokusu ve sonbahar renklerinin eşlik ettiği günler geldi. Doğa yenilenirken gelen değişim hissinden veya okula dönüş havasından, uzun bir süredir evden çalışanlar olarak kendimize yeni yerler aramaya başladık. Londra’da bu anlamda şanslısınız çünkü birbirinden farklı mekanları kendilerine özgü tasarımları ve üyelik alternatifleriyle keşfetmeniz mümkün. Bazen şehrin tam içinde, bazen evinize yakın, bazen tarihi bir yapının içine konumlanmış, bazen de tasarımı size çekici gelen bir ortak çalışma (co-working) alanını bulmak mümkün. 

Ortak çalışma hareketinin kökenlerinde genelde serbest çalışanlar, girişimciler ve teknoloji alanındaki kişiler olmasına rağmen, daha geniş bir çalışan yelpazesi için giderek daha uygun hale geliyor. Sadece mekânsal olarak değil, farklı alanlarda işler yapan insanlarla birlikte çalışmak, kişinin kendi iş kimliğini de güçlendirebilir. Bu yazıda bahsedeceğim seçtiğim ortak çalışma mekanları, kişisel olarak deneyimlediğim veya bu anlamda fikirlerine değer verdiklerim diyebiliriz. Gelecek günlerin ortak çalışma kültürünü nasıl etkileyeceğini bilmesek de geleneksel ofislerin daha esnek, hareketli ve canlı alanlara dönüşmesine tanıklık edeceğiz gibi görünüyor. 

Soho Works / 180 Strand 

Soho House 25 yıl önce Londra’da kurulduğunda yaratıcı disiplinlerden gelenlerin fikir alışverişinde bulunduğu, projeler ürettiği ve yeni iş fikirlerini konuştuğu özel üyeler kulübü olarak tasarlanmıştı. Bugüne geldiğimizde ise bu fikirlerin gerçeğe dönüşmesine yardımcı olmak için ortak çalışma alanlarına göz kırpan bir kolu daha var: Soho Works. Londra’da beş konumda bulunan Soho Works’lerden benim için en ilgi çekici olanı, Covent Garden’ın tiyatro bölgesinden çok uzakta olmayan “180 The Strand” yapısına yerleşmiş olan. Modernist bir yapı olan 180 The Strand, 1970’de mimar Sir Frederick Gibberd tarafından ofis yapısı olarak tasarlanmış. İçinde ofis alanları ve yayın stüdyoları bulunan brütalist görünümlü yapı; hem sanat, müzik ve moda etkinliklere hem de yaratıcı girişimlere ev sahipliği yapmakta. Yapının kendisi başlı başına ilgi çekici olduğu için Soho Works buraya çok hızlı adapte olmuş gibi görünüyor. 

WeWork / No 1 Poultry 

WeWork, kuruluşundan bu yana geçen 11 yılda ortak çalışma mekanları içinde en dikkat çekici olanı. WeWork ekibine göre kendilerinin tasarım anlayışı her bir alanı yalnızca işlevsel ve estetik açıdan iyi bir noktaya koymak değil aynı zamanda konforlu bir şekilde tasarlamak. Tasarımın çalışma şeklini nasıl değiştirebileceği üzerinden bir motivasyonları var diyebiliriz. Londra’da toplam 50, dünyada 119 şehirde 700’ün üstünde WeWork var. Londra’da yaklaşık 10 tanesinde çalışma fırsatım oldu. Sanırım en akılda kalıcı olanlarından biri 1985 yılında James Stirling’in ünlü postmodern No 1 Poultry binasında yer alan WeWork oldu. Buranın en ilgi çekici yeri ise yapının tam köşe cephesinde yer alan karakteristik saat kulesinin şeffaf kadranının hemen arkasındaki rahat toplantı odası. 

Second Home / Spitalfields 

Çalışma alanınız da sizin kadar yaratıcı olsun” mottosuyla karşıma çıktı Second Home. Londra’da ilk ofisini açan Second Home, Lizbon ve Los Angeles’da da bulunuyor. Özellikle girişimciler ve sosyal etki organizasyonları için bir çalışma alanı ve kültürel mekan diyebiliriz. Second Home’ların doğu Londra’daki Spitalfileds konumu, hem iç mekandaki yerleşim, renk ve malzemelerle hem de biyofili tasarım prensiplerine yaptığı göndermeler ile dikkat çekiyor. Bana ofis mekanından öte, bir film setindeymişim hissini verdiğini söyleyebilirim. 

Somerset House / Exchange 

Somerset House, Londra’nın en güzel avlularından birinin etrafındaki neo-klasik tarzda yapılmış tarihi bir merkez. Özellikle sanat ve yaratıcı endüstrilerdeki serbest çalışanları ve küçük işletmeleri bir araya getiren bir yapı diyebiliriz. “Exchange” Somerset House’ın New Wing koluna yerleşmiş yeni sayılabilecek bir ortak çalışma mekanı. Pandemi döneminden önce çokça gittiğim ve farklı disiplinlerde yaratıcı işler üreten kişiyle tanışma şansı bulduğum bir ortak çalışma alanı oldu. Renk, malzeme ve seçilen çarpıcı sanat eserlerinin yanında; planlamasındaki kişi sayısıyla ayrışan açık çalışma masaları, farklı boyutlardaki toplantı odaları ve kişisel telefon kabinleri mekana hareket katıyor. 

Hazırlayan: Nurgül Yardım Meriçliler

Paylaş:

Bir yorum bırakın

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.

Exit mobile version