ARTIMEKANFİKİRGÜNCEL

“Korunma ve barınma”dan ruhun mabedine…

Youtube

Hazırlayan: Elçin Sümer

Tarihte “ev” sözcüğü en eski yazılı metinlerde “eb” yazı sesi olarak görülmektedir. “Konut, çadır” anlamına gelir. Yani insanlığın var oluşundan beri bir çatı altında korunma hissiyatı içgüdüsel gelişen bir barınma, korunma şeklidir. Bu güne kadar gelen ve insanoğlu varlığını sürdürdüğü sürece vazgeçilmezlerinden olmaya da devam edecektir. Korunma, barınma gibi dış etkenler öncelikli olsa da içsel dünyamızın da büyük ölçüde ihtiyaç duyduğu bir alandır. Kişiseldir, sanki kişinin ruhu ve tüm yaşanmışlıklarıdır. 

Tüm dünyadaki “pandemi” ile birlikte birbirimizi ve kendimizi korumak için evlerimizde daha çok zaman geçiriyoruz yani en içimizdeki bizle yeniden tanışıyor ve hatırlıyoruz. Kendimiz ve mabedimiz için çok kıymetli bir fırsat bu! Her birimiz ihtiyaçlarımızın ne kadarı dış dünyamızın gerekliliği hangileri gerçekten ruhumuz ve pratik hayatlarımız için bizlere besin kaynağı olarak yol arkadaşlığı ediyor bunun üzerinde duruyoruz. Minimalizm de bu felsefenin başlı başına kurallı bir örneği değil midir? Hem insan doğası için hem pratik yaşamsal hız ve değerler için günümüz sosyologlarının biz tasarımcıların ortak noktada buluştukları sağlıklı yaşam algısını birçok faktörle destekler niteliktedir. Düşsel sağlık ve fiziksel sağlık adına bunları kişiselleştirebilir ve bize gerekli olan miktarlarda hayatlarımıza felsefi bir dokunuş olarak kabul edebiliriz.

Dışsal pratiğin hayatımıza hizmet ettiğini ya da iç dünyamızın eğlenceli renklerini yansıttığını düşünüyor olsak da iç evimiz ile dış evimizin bu günlerde bize hissettirdiklerine bir göz atmaya ne dersiniz? Ruhumuza, evimize baktığımız gözle bakabilme şansı bulabilmiş miydik daha önceki zamanlarda?  Bu konuda iç mekan yönetici ve tasarımcılarından destek alabilmişsek ne mutlu! Çünkü yaşam alanı düzenlemek ve bundan beslenmek için genlerimizden gelen ve bugüne kadar gösterdiğimiz değişimin ve gelişimin tüm besin ögelerini, renklerini doğru yerlerde doğru biçimlerle kurgulamış oluruz.

Yaklaşık 12 senedir kişilerin tüm bu önem arz eden kodlarını algılamaya çalışıyor; kişisel alanlarını, kültürel geçmişinden yaşamlarını gerçekleştirdikleri gerçek ihtiyaçlarına kadar uzanan süreçlere göre tasarlayarak özel yaşam alanları sunuyorum. Kara aşaması ve tasarım süresi boyunca her dokuda, renkte ve hareket alanında her bir şahsın yaşamının konforu ve ruhunun konforu olarak değerlendirdiğim araştırma süreçlerinden geçiriyorum. Bugünlerde görünen o ki; yeni yaşam biçimlerimizde her birimiz dijital çağın gerekliliklerine göre tüm algoritmalarımızın değişebileceğini ön görerek ileriye dönük gelişimler ve dönüşümler için hayaller kurabiliriz.

İş- yaşam alanları, hobi alanları, aileler için ortak paydaların hayatlarımızdaki önemi ve özeni ile sevdiklerimize yer açabileceğimiz alanları keşfetmek için evlerimize bu yeni pencereden de ışık alabiliriz. Ruhumuza alan açmak üzerine yeniden düşünebiliriz. Düzenleme bir dekorasyona başlamanın ilk ve en temel kurallarındandır. Bazen düzenli düzensizlikler bazen de kategoriler birbirini besleyen birbirlerinden doğan renkler ya da tam zıt uyumlar bir akışın bir melodinin olduğunu gösterir bu temel duyguda… İçimizdeki melodiyi duyabilirsek var olan her şey bize bu yeni pencereyi açmakta büyük bir yardım sağlayacaktır. Hiçbir zaman unutmamalıyız ki evler bizlerle yaşar onların da nefes almaya ihtiyaçları vardır. O zaman size de nefes olacaklardır, sizlere tarifi mümkün olmayan teşekkürler sunacaklardır.

Paylaş:

Bir yorum bırakın

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.