Mekan 97. Sayı Ekim – Kasım – Aralık

UMUDU YEŞERTEN BİR KARŞILAŞMA
FDI
“Tasarım yeniden İstanbul’da” mottosu ile harekete geçen etkinlik uzun bir zamandır şehirde özlenilen tasarım rüzgarını yeniden estirerek amacına ulaşmış gözüküyor. Katılımcılardan, tasarımcılara, ziyaretçilerden fuar komitesine kadar herkesin buluştuğu ortak nokta; dünya tasarım arenasında önemli bir yeri olan İstanbul’un kendi potansiyelini yeniden keşfettiği ve bu potansiyelin çoğalarak bir kültüre dönüşeceği zeminin doğru dinamiklerinin bir araya getirildiği önemli bir etkinlik olması yönünde… Tasarım ekosistemi dediğimiz tüm aktörlerin bir arada olduğu birbirini besleyen bir ilişkinin sürekliliği ile oluşacak bir tasarım kültüründen artık bahsedebiliriz.
Hem bir yayın sahibi hem de tasarım iletişimcisi olarak 17 yıldır bu ekosistemin bir parçası olarak tanık olduğum onlarca tasarım etkinliklerinden bu kez farklıydı FDI. Bu güne dek yapılanları değersizleştirmek gibi algılanmasın sözlerim, kesinlikle iyi ki de oldular, iyiki de vardılar. Tasarım konuşabildiğimiz, minicik de olsa o atmosferi soluyabildiğimiz vaha gibiydiler. Ama eksiktiler… Diğer aktörler ortada yoktu. Üreticilerin bir araya geldiği buluşmalarda hatırlanmayan tasarımcılardan, tasarımcıların bir arada olduğu buluşmalara entel dantel diyerek uzak duran üreticiye, tüm bunların ötesinde hepsinden bihaber kent sorumlularını da düşününce, kendi coğrafyasında yeşerememiş yanlış ve eksik müdahalelerle sorunun ne olduğu tam bilinememiş ya da kimse kimseyi dinlememiş… dediğimiz onlarca hareketten bahsediyorum. Sonuç; küskün tasarımcı, tripli üretici başka belediyelere özenerek ben yaptım olduya getirilen altı boş etkinlikler ile bugüne gelinen bir tablo…
Bunların ötesinde “Bir sıçrama noktası” diye tanımlanan FDI, sıçramanın olabilmesi için gerekli belki de en önemli şeyi hatırlattı katılımcısına ve ziyaretçisine… “Umut” Tasarım arenasında bireysel başarılarla adını duyduğumuz ve duyunca gururlandığımız “Türk Tasarımı”nın aslında gücünü tüm aktörlerin bir arada olmasından aldığını, bir araya geldiğinde yarattığı enerjiyi, birbirini dinleyebildikleri ve anladıkları bir ortamda buluşmanın verdiği haz ve yeşeren umut…
Yine, yeni yeniden “tasarım” sözcüğünün etrafında bugüne dek yapılamamışlara söylenmeden, bahane üretmeden birbirini gören aktörler birbirine ne kadar ihtiyaç duyduklarını hissettiler.
Bu değerli ve anlamlı karşılaşmanın kahramanlarıyla gerçekleştirdiğim podcastlerde de gördüm ki; hepsi yüreğinden bir sesle; umudu yeniden yeşertmenin ve bu kez sürdürülebilir olması için tüm dinamiklerin bir arada olduğuna ve bundan sonra da olacağına olan inançlarının heyecan ve güveniyle konuştular.
Sektörün tüm paydaşlarını yakından tanıma fırsatına sahip biri olarak diyebilirim ki birbirinden asla kopmayacak halkaların bugüne kadar birbirinden habersiz olduğu bir ortamda tasarım kültüründen bahsetmek de imkansız. FDI ile birlikte deneyimlediğimiz en önemli şey; birbirini besleyen halkaların bir arada olmasıyla güçlenecek endüstri, İstanbul’un gerçek tasarım potansiyelini açığa çıkararak bir tasarım kültürünü yaratmaya, şehrin tüm dinamiklerini harekete geçirmeye ve gerçek sorumluları sorumluluklarını üstlenmeye itecek güçteydi…
Başından sonuna kadar fikren, fiilen emek veren ve bu atmosferi soluyan herkese teşekkürler…
Fatoş Altıntaş
Yayın Yönetmeni