ARTIMEKANGÜNCELMARKASÖYLEŞİ

Gaggenau Mutfak Sohbetleri’nde lezzetli buluşma

Youtube

Gaggenau Mutfak Sohbetleri’nde bu sayı iki mimarlık ofisini birden ağırladık. Yakın dostluklarının yanı sıra zıt yönlerinin uyumlu birlikteliğini mutfağa yansıtan Mimar Sinem Erenus Muhtar ve Mimar Ali İskeçeli’nin samimi röportajını sayfalarımıza taşıdık. Siz de kahvenizi yudumlarken ikilinin lezzet ve tasarım dolu sohbetine tanık olabilirsiniz.

 

 

Sizi tanıyabilir miyiz?
Sinem Erenus Muhtar: Mimar Sinem Erenus Muhtar, 15 seneden beri kendi şirketimde ekibimle birlikte mimari danışmanlık hizmeti veriyoruz. Hem mimari proje hem de ağırlıklı
olarak iç mekan dekorasyon üzerine çalışıyoruz. Bugün Ali ile birlikte Gaggenau için buradayız. Her zaman müşterilerimize tanıtıp, sunduğumuz ürünleri biz burada kendimiz deneyimledik.
Ali İskeçeli: 2012 yılından beri Ali İskeçeli Mimarlık bünyesinde dekorasyon ağırlıklı işler yapıyoruz. Sinem ile birlikte yemek yaptık bugün. Menemen yapacaksın deyip kandırdılar bizi sonrasında soslu bir somon koydular önümüze, hakkıyla kalktık altından diye düşünüyorum.

 

 

Daha önce kişisel olarak Gaggenau kullanmış mıydınız? Müşterilerinize önerdiğiniz projeler oldu mu?
S.E.M.: Ben daha önce kullanmadım ama müşterilerime öneriyorum. Özellikle ankastre çelik buzdolaplarını çok beğeniyorum. Pizza pişirme üniteleri, ısıtma çekmeceleri… Bunlar çok
başarılı ürünler bir de sonrasında baş ağrıtmıyor. Bence bir mimarın en dikkat ettiği şeylerden bir tanesi müşterilerine ürünleri tavsiye ederken sonrasında verilen hizmet. Kullanırken ki
memnuniyetleri çok önemli o yüzden de Gaggenau’yu gönül rahatlığı ile tavsiye ediyoruz. Çok pratik, kolay ve diğer markalara nazaran farklı ve geniş ebatları var.
A.İ.: Nasıl kullanıldığını çok iyi biliyoruz artık bir tek alması kaldı herhalde. Müşterilerimize de rahatlıkla öneriyoruz. Özellikle evde vakit geçirmeyi ve yemek yapmayı seven müşterilerimize…

Peki siz mutfakta vakit geçirmeyi seven insanlar mısınız?
S.E.M.: Yemek yaparken de anladığınız üzere benim pek aram yok. Sadece güzelyönlendirmeler yapıyorum ve tasarlıyorum.
A.İ.: Ben seviyorum, fırsat buldukça da mutfakta vakit geçiriyorum. Sadece bulaşığa ya da masa toplamaya karışmıyorum.
S.E.M.: Ben de masa dizaynı, mutfak dizaynı yapmayı seviyorum.
A.İ.: Burada iyi bir ekip olduk demek ki.

 

Bir mutfağı tasarlarken öncelikleriniz neler oluyor?
S.E.M.: Müşterinin önceliklerini ve ne şekilde mutfağı kullanabildiğini bilmek çok önemli. Kişinin kendi boy yüksekliği bile önemli mutfaklarda… Cihazların yüksekliği, kendi aralarındaki organizasyon, çekmece detayları…
A.İ.: Ben müşterinin alışkanlığına renk seçimi, kaplama gibi detaylarda bakıyorum. Mimari eğitimde öğretilen ideal üçgen benim önceliğim oluyor tasarım aşamasında. Pişirme, soğutma
ve lavabo üçgeninin ne kadar kullanışlı olduğu beni daha çok ilgilendiriyor. Müşterinin isteği farklı olsa da bu konuda diretebiliyorum. Optimum kullanım alışkanlıkları benziyor bence
ama yükseklik olarak Sinem’e katılıyorum. Benim rahat çalışabildiğim bir tezgahta başka bir müşterim aynı rahatlıkla çalışamayabiliyor.

İkiniz de uzun zamandır sektörde iş yapıyorsunuz. O zamandan bu zamana mutfak kullanım alışkanlıklarında ne değişti?
S.E.M.: Zaman… Bence zaman herkes için çok kıymetli bir kavram oldu. Kısa zamanda çok iş yapmak gerekiyor. Buharlı pişiriciler bu anlamda çalışan insanlar için önemli bir tercih oldu.
Üstte tavuğu yaparken altta başka bir yemeği yapabiliyorsunuz.
A.İ.: Yemek yeme alışkanlıkları da değişti. Herkes bilinçlendi. Buram buram yağlı yemekler yerine daha sağlıklı tercihler konuldu. Buharlı pişiriciler bu anlamda da avantajlı. Vitaminleri kaybetmeden hızlı bir şekilde pişirebiliyorsunuz. Bunun dışında tasarım olarak da değişti. Eskiden sadece yemek fonksiyonuna yönelikti. Şimdiyse evin kimliğini yansıtan bir yaşam alanı olarak
kullanılıyor.
S.E.M.: Gerçekten artık bir yaşam alanı.

Sizce mutluluğun mutfakla bir ilgisi var mı?
S.E.M.: Koku, tat, duygu… Bunların hepsinin birleştiği bir mekan bence mutfak. Bir de ailenle birlikte vakit geçirdiğin zaman gerçekten artık çok kıymetli. Mutfak bu anlamda güzel vakit geçirilen bir yer. Güzel kokan, güzel sohbet edilen, aile olunan bir mekan diye düşünüyorum.
A.İ.: Kişisel öz mutluluğun yüksek olduğu mesleklerin çoğu başka bir şeyleri alıp birleştiren ve yeni bir şeyler ortaya çıkartan insanların yaptığı işler. Yemek de biraz öyle bir şey. Bambaşka dört-beş tane malzemeden bir şeyler yaratıyorsun ve herkes onu tadıyor. Zaten dil ve tat dediğimiz şey direkt hormonlarla ve mutlulukla bağlantılı.

Bir Cevap Yazın

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.

%d blogcu bunu beğendi: