ARTIMEKANSÖYLEŞİ

Her insan yeni bir gezegen, keşfet!

Youtube

1991 İstanbul doğumlu Seda Gazioğlu, New York Parsons Üniversitesi’nde başlayan güzel sanatlar eğitimine bir sene sonra Londra’da Central Saint Martins’te devam etmiş. PG Art Gallery tarafından temsil edilen sanatçı, çalışmalarına ve yaşamına İstanbul’da devam ediyor. Eserlerinde ağırlıklı olarak insan beyninin iki farklı lobunu araştıran Gazioğlu, beynimizi kullanış biçimimizdeki tercihlerimizin, gündelik hayatımızı ne şekilde değiştirebileceği ve günümüz dünya sisteminin insan psikolojisi üzerindeki etkilerini yorumluyor.

Sanat eğitiminin şu andaki üretiminize nasıl etkileri olduğunu düşünüyorsunuz?
Aklıma gelen bir fikri bir işe dönüştürme çabasındayken çoğunlukla fikir fırtınasına tutulup ana fikri kaybederdim ve sonunu getiremediğim bir cümleye başlamışçasına kala kaldığım çok olurdu. Kısa süren eğitim hayatımda anlık düşüncelerimi kalıcı hale getirebilmeyi ve bu düşüncelerden finale varan bir kompozisyon oluşturabilmeyi öğrendim.

Seyirci ile temas sizi nasıl bir etkileşim haline sokuyor? Çalışmalarınıza katkısı ya da etkisi oluyor mu?
Çocukluğumdan beri işlerimi bitirememe takıntısı vardı. Yaptığım her resmi bitirmeye bir adım uzaktayken yarım bırakırdım. Sergi açmak bana işlerimi korkularıma rağmen bitirme disiplinini öğretti. İnanılmaz heyecanlanıyorum. Sonuçta seyirciye yönelik bir iş yapıyorum sergi açarak. Kimse bakmasa ve etkileşime geçmese muhtemelen işimle beraber ben de yavaş yavaş yok olduğumu hissetmeye başlarım.

Çalışmalarınız hakkında yorumlarda “karanlık ve ürkütücü” gibi tanımlara sıkça rastlanıyor. Zihnimizin hangi kısmına atıf var çalışmalarınızda?
Duymaya alışık olmadığımız ya da görmezden gelinen konular üzerinde işler üretiyorum genel olarak. Yeterli dozdaki korku hissi insan zihnini diri ve uyanık tutmaya yardımcı olduğu için üzerinde çalıştığım konulara hep karanlık taraftan girme eğilimim var. Aynı şekilde bu
hissi işlerime yansıtarak ilgili seyirciyi kendileriyle yüzleştirip, onlara karanlığın içindeki güzelliği aktarmaya çalışıyorum.

Çalışmalarınız size neyin cevabını veriyor ya da neyin sorgulamasını yaptırıyor? Biz tasarımlarınızda hangi soruların cevaplarını görebiliriz?
İnsan beyninin tanımları ve yaygın olmayan ama keşke bize bunu okulda öğretselerdi dediğim kısa yollarını haritalaştırdığım işler, mistik olaylar ve onlara inanmadığını söyleyen insanlarda bile ortaya çıkan batıl inançlar, düşünceleriyle hareketleri bir olmayanlara karşı olan ayna tutuşum gibi konular ilk aklıma gelenler.

Felsefenizi oluşturan şeyler neler, nelerden etkileniyorsunuz?
Düşüncelerinle eylemlerin bir olsun. Genelleme yapma. Dinlemek ile konuşmak arasında hep dinlemeyi seç. Her insan yeni bir gezegen, keşfet! Sen konuşurken kendi cümlesini tasarlayan insanlarla iletişimde iken enerjini harcama. Doğru zannettiklerini her fırsatta sorgula.

Hayatınızda sizi en çok etkilediğinizi düşündüğünüz şeyler neler?
Normalin dışındaki ruh halleri, nispeten uçlara yakın hisler, karşıtlıklar ve kusursuz uyumlar beni en çok etkileyen şeyler.

İlham nasıl oluyor da oluyor?
Yetinmeyerek, limitlere inanmayarak. Merak ederek ve bence en kilit nokta, çocukluk zihnini hala içinde yaşatarak. İlhamın kökeninin çocukluk zihnimiz olduğuna inanan biriyim. Bir şekilde çocukluk, zihne bir portal bırakarak büyüyen herkesin kulağında fısıldayan bir iç ses bence.

Aise Amet

Paylaş:

Bir yorum bırakın

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.