ARTIMEKAN

Umutsuz Tasarım Mümkün Mü?

Youtube

Hayatı geliştiren, yeni şeyler üretmemize olanak veren, değiştiren ve dönüştürendir umut. Peki umutsuz tasarım mümkün mü? Bu sayıda temamız umut dedik ve tasarımcılara umutlarını paylaşabilecekleri birer köşe verdik. Umut etmeye ve bu umudu sürdürmeye dair görüşleri ile birlikte onlara umut veren tasarımları bizlerle paylaştıkları bu yazı dizisini sizlerin de beğenisine sunuyoruz. Tasarımın umuda ilham olabileceğini unutmamanızı ve hayata dair umudunuzun katlanarak artmasını umuyoruz. 

JUNO 

“Juno’nun sürdürülebilirlik ilkeleri, kullanıcılarına sunduğu tasarımı kişiselleştirme politikası ve iyi tasarıma prefabrik sistemlerde erişimi sağlayabilme özellikleri ile bir öncü olacağını düşünüyorum. Juno’yu iklim krizini en sık ve yoğun şekilde yaşadığımız bu yıllarda inşaat sektörünün iklim krizine verdiği en sağlıklı tepki olarak görüyorum. ” Onur Karadeniz Architects 

 

Son zamanlarda bana umut veren tasarım, Apple’ın tasarlayıp ortaya koyduğu ahşap yapılar üreten Juno şirketi. Yapı yapma biçimini prefabrike olarak tanımlayan bu şirket, yapıyı bir ürün olarak sunma özelliği taşıyan ilk şirket. Juno’nun bespoke olarak tanımlanan mimarlığa yeni bir soluk getireceği inancındayım. 

Son yıllarda mimarların genel olarak karşı çıktığı prefabrik üretim biçimi, yapının bulunduğu yerden, zamandan, kültürden ve bağlamdan kopuk olması yönünden eleştirildi. Bu, aynı zamanda tasarımdan kopuk bir prefabrik üretiminin önümüze sunulması yüzündendi. Ancak zamanla gördük ki modern konut projeleri dünyanın her yerinde aynı yapılıyor. Yapı tasarımının ülkeden ülkeye çok az farklılaştığı günümüz inşaat teknolojisinde Juno, tasarım olarak 33 öğeden oluşan bir tasarım paketi sunuyor. 

Ahşap yapı sistemini ön plana çıkaran şirket, ana strüktürü ahşaptan kurgulayarak sürdürülebilirlik açısından önemli bir adım atıyor. Juno’nun ortaya attığı sürdürülebilirlik ilkeleri arasında sırası ile şunlar sayılabilir: 1. İnşaatın sahada değil üretim olarak atölyelerde planlanması 2. Yapı yapma biçimini bir ürün tasarımı olarak görmesi ile inşaatlarda ortaya çıkan karbon salınımının en aza indirgemesi 3. İnşaat süresini minimize etmesi 4. Yapının enerji politikasının sahada uygulama ile değil, fabrikada ön planlama ve uygulama sonucu oluşturulması 5. Yapı sisteminin ahşap olması 6. Malzemelerin önceden belirlenmesi ile üreticilerin seçilmesi ve yol masraflarının minimize edilmesi vb. 

WARKA TOWER 

“Umut… Özlediğim bir kelime. İçimde çırpınan (bu günlerde saklanıyor olsa da) bir kelebek. Aslında hep umut eşlik eder bana ve eminim ki hepimize. En sıkıntılı anlarda bile hep umut vardır. Ancak bu yaz çok çaresiz hissettik. Ve umut kendisini unutturdu. ” Esen Akyar Karoğlu İglo Mimarlık 

Pandemi ile gündemimize giren ’’Yeni Normal’’, her yıl yeni sürümlerini çıkartacağının işaretini bu yaz yaşadığımız afetlerle verdi. Aslında bu işaretler on yıllardır var da şimdi herkes gördü çünkü artık iyice görünür ve suratımıza çarpar oldu. Küresel ısınma bağlantılı gelecek kaygısı, umudu alevler ve azgın sular arkasına sakladı. Ama umut saklandığı yerden yine çıkıp gelecek. Gelmeli. Yoksa yaşam olmaz. Yaşadıkça umut var. Umut gerçekten de hayatın dinamosu. Umut olmadan hayal kurulamaz, hayal kurulamadan da tasarım mümkün değildir, zira her tasarım bir hayalle başlar. Umutla başlayan tasarımlar gibi, tasarımla başlayan umutlar da var. Heyecan verici bir projeden bahsedelim ki umudunuz saklandığı yerden çıksın.

Bu yazıya başlarken birkaç projeden bahsetmeyi planlıyordum, Warka Tower da bunlardan biriydi. Tekrar dönüp okumaya başladıktan sonra ise sadece bu projeden bahsetmeye karar verdim. Etiyopya’da yapılan ilk Warka Tower’ın maketini 2016‘da Venedik Bienal’inde görmüş, mimarın basit fizik kurallarına dayanan, doğadan esinlenen ve yerel kültürde bilinen bir tekniği de kullanarak geliştirdiği tasarımla büyük bir derdi çözen sade ve ekonomik projesini üretmesine hayran kalmıştık. Aradan geçen 5 yılda umudu daha da büyüterek Warka Water Foundation’ı kurmuş bu projenin tasarımcısı Mimar Arturo Vittori. Ve bu yıl yeni projesi Warka Village ile yine Bienal’de. İlk proje Warka Tower, havadaki nemi ( yağmuru zaten topluyor da yağmur az, sorun orada ) yerel malzemeler kullanılarak yapılan ağlarda ve toprak altındaki su haznesinde topluyor. Bunu ileri teknolojik sistemler ve elektrik kullanmadan, basit fizik kurallarıyla yapıyor. Projeyi çok sevmemin başka bir sebebi de sosyal bir girişim olması. Kuleleri nasıl inşa edeceklerini halka öğretiyor ve halk kulelerin sahibi. İlk Warka su toplama kulesini Etiyopya’da gerçekleştirdikten sonra Warka evi, Warka kompost tuvaleti, Warka güneş enerjisi kulesi tasarımlarını da eklemiş Mimar Arturio Vittori. Warka Water Foundation, Afrika’ya su ve hijyen sağlayacak projelerini bağışlarla gerçekleştiriyor. Bu iyilik bile başlı başına insanın içini umutla doldurmaya yetiyor, güzellik ise bonusu. Şu anda Warka Village projesi yapım aşamasında ve 2022 de tamamlanacak. 

Women fetching water and children playing, Warka Water, Ethiopia.

POST-EARTHQUAKE RECONSTRUCTION PROJECT 

‘’Dünya çapındaki “başarılı” mimar profilinin farklılaşmasını gözlemlerken umudum; milenyum yıllarının “parıltılı” seçkilerinin ve parfüm şişesi mimarlarının aksine; kent suçlusu olmayan, en temel ihtiyaçlara en efektif çözümleri üretmekle ilgilenen mimarların ve mimarlıkların yüceltilmesi ve belki de bu sayede ana akımın daha çok sürdürülebilir bir yaşam odaklı işlerden türemesidir. Belki de ancak bu “hype” ile birlikte yatırımcılar, işverenler ve hatta yerel yönetimler bu farkındalıklar üzerinden ilerleyen işlerin geliştirilmesini destekler. Yapılı çevrenin sakinleşmesine ve duyarlılaşmasına ön ayak olması umulabilir.’’ İpek Baycan Magriso 

Art’ı Mekan tarafından bana umut veren bir proje paylaşımı sorusunun bana yöneltilmesi ile mimarlıkta bana umut veren gündemler ve yaklaşımlar zihnime hücum eder oldu. Bu minvalde bazı anılarım canlandı ve yapısal olarak bende hayranlık uyandıran bir proje yerine, projeye yaklaşımı ile dünya mimarlık gündeminde ses getiren bir projeyi paylaşmak istedim.  

Benim de katılımcı olduğum, (38-30 çiftliği peynir fabrikası projesi ile) 2017 yılının WAF (dünya mimarlık festivali) kapsamında kategorilerinde çok kıymetli farklı ödüller alan projeler mevcuttu. Ancak o yılın en çok akılda kalanı ve kazananı şüphesiz “World Building of The Year” (dünyanın en iyi yapısı) olarak seçilen, Çin’de yer alan ve deprem sonrası yıkımın ardından kısmi rekonstrüksiyonlar ve sıkıştırılmış toprak uygulaması ile yeniden canlandırılan yapılardan oluşan bir kasaba projesi idi. Bu yapının bu statüde ödüllendirilmesi bundan 10 yıl önce oldukça tuhaf karşılanacakken; içinde yaşadığımız dünyanın iklim krizi ile cebelleştiği, insan ve rant odaklı yaklaşımların tüm yapılı çevremizi cehenneme dönüştürdüğü bu çağda belli farkındalıklar kapsamında oldukça önemli bir rolde.  

LACATON & VASSAL’A PRITZKER ÖDÜLÜ 

Aynı şekilde; mimarlık camiasının takdir eğilimlerinin değişimini gösteren bir diğer ibre Pritzker ödülü. Bu ödülün de son yıllarda verildiği mimarlar ve işlerine bakarken benzer bir umutla doluyor insan. Aravena’nın sosyal ve fiziksel çevreye duyarlı mimarlığı ve bu birikimle ürettiği özgün işlerin “camia”da olumlanması ve en son verilen ödülde de mümkün olan en sade sürdürülebilir projeler ile ünlü ve dönüştürücü müdahaleleri ile öne çıkan bir mimarlık sergileyen Lacaton & Vassal’ın Pritzker almış olması. 

İZMİR BORNOVA ÇOCUK DÜNYASI 

Arda Işık XL Mimarlık 

Devinen zamanın içinde umut olmadan tasarım yaşayabilir mi? “Yeni” arzusu ile ilham veren hayal kurduran özellikleri değil midir tasarımı tasarım yapan? Hem bu tasarıma dair özellikleri, hem çocuklar için kurgulanmış olması hem de sunum animasyonlarında kullandığı anlatım tekniği sebebiyle “İzmir Bornova Çocuk Dünyası” projemiz bana her izlediğimde aynı coşkuyu verir. Tasarımın farklı zaman dilimlerinde başkalaşması, kullanıcısıyla beraber farklı anlamlar ve sınırlar tariflemesi, çevresiyle değişen ilişkiler kurmasının tasarımın umuda dair izdüşümleri olduğunu düşünüyorum. Tasarımda umudun yeri ve zamanı; salgın, ekolojik felaketler ve ekonomik krizler gibi çaresizlik zamanlarına özgü değil ama tasarımın temelindedir. 

Paylaş:

Bir yorum bırakın

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.