Mekan 95. Sayı Mayıs – Haziran

GEÇMİŞE DÖNMEK, ÖZE DÖNMEK Mİ?
Küresel tasarım alanındaki en önemli etkinliklerden biri olan Milano Tasarım Haftası, farklı bakış açılarını ve yetenekleri bir araya getiren yalnızca yeniliklerin vitrini değil aynı zamanda eleştirel söylem ve yaratıcı etkileşimler için de bir katalizör görevi görüyor. Rho Fiera’daki Salone Del Mobil fuar alanından, şehrin dört bir yanındaki tasarım bölgelerine kadar mimarlar ve tasarımcılar için önemli etkinliklere ev sahipliği yapan tasarım haftası, bu yıl da aynı misyonda sürekli artan katılımcı ve ziyaretçi sayısıyla tasarım dünyasının odağı olmaya devam ediyor.
Uzun bir zamandır sektörün “geçmişe özlem duygumuzu” sömürdüğü bir ortamda markaların eski tekniklere, malzemelere, formlara olan yaklaşımları yer yer inovatif fikirlerle buluşarak şaşırtıcı olurken bazen de sürekli geriye bakmanın yeni yolların inşasında büyük bir engel taşıdığını görmek üzücü… Bununla beraber devrim niteliği taşıyan yeni yaratıcı fikirlerin teknolojiyle buluştuğu, geleceğe taşınan tasarımlar ise heyecan veriyor.
Geriye dönmenin öze dönmekle karıştırılmayacağını düşünerek belirtmek isterim ki tasarımda öze dönüş, fazlalıklarından sıyrılarak derinleşmek… Bu bir nevi gizli zenginliği yakalamanın oldukça zorlayıcı yaratıcı süreçleri var muhakkak… Bu anlamda en çok etkilendiğim, Türk tasarımcılarımızı da ağırladığımız ve de en çok vakit geçirdiğim Gaggenau enstalasyonundan bahsetmek isterim. The Elevation of Gravity, İtalya’nın en ikonik mekanlarından biri olan Villa Necchi Campiglio’da benzersiz bir mekansal deneyim sunarken markanın en yeni ürünlerinin de sergilendiği birçok etkinliğe ev sahipliği yaptı. İleri teknoloji ve performansın yalnızca bir nokta, bir yüzey ve bir düğmeye indirgendiği Essential Induction ürünü indirgeme sanatının en önemli işlerinden biriydi ve görülmeye değerdi.
Ayrıca indirgeme ve özgecilik ilkelerinin mimari ve tasarımda hayatlarımızı iyileştirmek adına nasıl kullanılabileceğinin tartışıldığı bir panel düzenleyen marka, ziyaretçilerini enstalasyon içerisindeki atmosferde tutacak özel bir ses ortamı ile birlikte çağdaş dans performansları da gerçekleştirdi.
Genel olarak “More is more” mu “Less is more” mu? paradoksunun yaşandığı; bol kahveli, az uykulu ama hevesli ve tutkulu bir tasarım haftasını geride bıraktık.
Tasarım yaratmanın geleceği şekillendirmek olduğunu düşünerek, daha fazla teknolojiyle daha fazla yeni fikrin buluştuğu farklı tasarım haftalarında buluşmak dileğiyle…
Fatoş Altıntaş
Yayın Yönetmeni