ARTIMEKANHABERMARKA

Gaggenau Expressive Serisi, Michelin Yıldızlı Chef ile Zai Bodrum’da tanıtıldı!

Youtube

Lüks mutfak aletleri markası Gaggenau, Zai Bodrum’un doğayla bütünleşen mimarisi içinde yeni Expressive Serisini, Chef’s Table deneyimiyle bir araya getirdi. Tasarım, gastronomi ve yaşam kültürünü mimar ve iç mimarlarla buluşturan bu özel akşam, yalnızca bir ürün tanıtımı değil; çok katmanlı bir anlatı ve duyulara hitap eden bir sahneydi.

Gecenin merkezinde yer alan Expressive Serisi, Bauhaus’un rasyonel mirasını çağdaş bir yorumla yeniden ele alıyor. Seri; yalnızca bir mutfak cihazı değil, yüzey ile derinlik, kütle ile boşluk, işlev ile biçim arasındaki ilişkileri yeniden tanımlayan mimari bir eleman olarak kurgulandı.

TWO FRAMES, ONE CIRCLE, A PIECE OF ART

“İki çerçeve, bir daire, bir sanat eseri” tanımı, bu serinin estetikten öte, bağlamla kurduğu mimari ilişkiye işaret ediyor. Dış çerçeve mekâna sınır çizerken, iç çerçeve bir paspartu gibi içeriği sahneye taşıyor. Füme cam ardında gizlenen paslanmaz çelik ise yalnızca malzeme değil; gücün, asaletin ve zamanla kurulan ilişkinin simgesi. Expressive Serisi ürün gamında yer alan fırın, buharlı fırın, mikrodalga fırın, tam otomatik kahve makinesi ve gastronomi çekmecesi gibi öğelerle; form, malzeme ve işlev arasında bütüncül bir uyum sunuyor.

Bu derin felsefe ile öze indirgenmiş tasarımın; Michelin yıldızlı şef Pınar Taşdemir’in Bodrum’un yerel tatları ile oluşturduğu menüsüyle birleştiği gecede konuklar; masa düzeninden, menü sunumuna kadar Bauhaus yaklaşımının tasarımda, gastronomide izlerine tanık oldular.  Chef’s Table olarak kurgulanan 25 kişilik küratöryel sofrada, mimar ve iç mimar konuklar malzeme dili, mekân algısı ve tasarım yaklaşımı üzerine ilham verici sohbetler gerçekleştirdi.

Gecede ayrıca, cam sanatçısı Meral Değer’in Gaggenau için tasarladığı, Bauhaus ekolünden ilham alan „Cornucopia“ isimli cam eseri sergilendi. Gaggenau’nun Bauhaus çizgisinde tasarlanmış logosundaki yalın dili üç boyutlu bir cam objeye dönüştüren sanatçı, logodaki G ve A harflerinin daire ve üçgen biçimindeki formlarını, üçüncü boyutta küre ve koni olarak yorumlayarak ve bunları iç içe geçirerek, heykelsi bir obje tasarladı. Bu özel parça, mekanın içinde zamana yayılan sessiz bir anlatı olarak hem mimariyle hem de ürün tasarımıyla estetik bir diyalog kurdu.

Gaggenau, bu özel gecede yalnızca yeni bir seriyi değil; formun, işlevin ve kullanıcı deneyiminin yeniden tanımlandığı bir tasarım manifestosunu sundu.

Zamana direnen, bağlama yerleşen ve detayda derinleşen bir yaklaşımla…

 

Paylaş:

Bir yorum bırakın

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.