EVTASARIM

Topraktan duvara

Youtube

“İç mimarlığa başlamadan önce tiyatroyla ilgili çok uzun dönem çalışmalar yaptım. Bu dönemde hep sahne tasarımı ve ışıkla ilgili ilgim daha fazlaydı. Bu da bir süre sonra beni tasarımı daha iyi anlayabilmek adına iç mimarlığa itti. O yüzden tasarladığım bütün mekanlarda ışığın etkisi benim için çok çok önemli.”
Beril Khalaf

Bodrum Yalıkavak’ta doğallığın hüküm sürdüğü bohem detaylarla şekillenmiş bu ev, Beril Khalaf Interiors tarafından sil baştan kurgulanmış ve giydirilmiş bir yaşam alanı. 13 yıl önce tipik bir Bodrum evi olarak tasarlanan yapıda öncelik gün ışığını, doğayı ve güncel stilleri hayata kazandırabilmek.

“Müşterimizin benden özellikle bir isteği olmadı. Bu yüzden tamamen ofis olarak özgür kalabildiğimiz gerçekten kendi tasarım dilimize uyan ve hayal gücümüzü sonuna kadar kullanabileceğimiz bir alan tasarlama fırsatı bulduk. Bu yüzden de evin içinde görebileceğimiz çoğu şey özel üretim olarak imal edildi. Her şey bizim atölyemizin tasarımı ve hemen hemen her şey elle üretilmiş durumda.”

13 yıl önce bulunduğu noktaya inşa edilen taş yapının, Beril Khalaf’ın yaşadığı güçlü dönüşümün en büyük nedeni ev sahibinin ekibi tamamen özgür bırakması. Evin öncelikli olarak göze çarpan özelliği doğallıkla sarmalanan mimari tarzı. Evin mimari yapısından ilk bakışta etkilenen tasarımcı bu yapıyı korumak ve iç mimari ve mimariyi bir bütün olarak ilerletmek istemiş. Evin manzaraya doğru yayılan peyzajının en tepe noktasına konumlandırılan evin girişinden sonra karşılaşılan ilk alanı salonu. Evin önceki mimarisinde bu kadar ışık almadığını belirten Khalaf, bu yüksek tavanlı salon için yine aynı oranda yüksek ve geniş pencereler açmış. “Biz tavanlarda kemerlerle boşluklar yaratıp camlarımızı doğramalarımızı yükseltip içeride de dış cephedeki doğramaların yansıması olan arklardan yararlandık” diyen tasarımcı ışığın alanı doldurmasını ve aydınlatarak ortaya çıkarmasını hedefliyor. Duvarda bir bitmemişlik hissi yaratılmak istense de amaç asla özensiz bir görünüm değil. Duvardaki görünümü elde edebilmek için öncelikle özel bir sıva ve sonrasında da özel yapılmış bir renk uygulanıyor. Ve evin tamamında aynı dekoratif sıvayı uyguladık diyen Khalaf hem zeminde hem de duvarlarda sakin bir görünüm oluşturmayı amaçlıyor.
Evin ferahlığını ve iç acıcı hissini devam ettirebilmek adına salon mobilyalarında da açık renkte ahşap ve kumaşlarda da açık renk ketenlerden yararlanılıyor. Halılar ve aydınlatmalar da dahil olmak üzere salondaki hemen her şey özel olarak atölyelerde ürettirilen eşsiz parçalar. Salona karakteristik bir etki katan nişler, geometrik boşluklar oluşturmak ile birlikte aksesuarlar için de alan sağlıyor. Aynı zamanda kemer formunun devamlılığı için boyutsal bir farklılık kazandırıyor.

Salonda kullanılan Sole aydınlatmaların tasarımı yine tasarım stüdyosuna ait, bu aydınlatmalar evin farklı noktalarında kendisine yer buluyor. Wohha saksılar da girişten itibaren farklı noktalarda kullanılan objeler arasında… Yine evin her noktasında görebileceğimiz Studio Chi’ye ait mumların yanı sıra yine evin doğal çizgisine uygun düşen No.29 mumluklarda sıklıkla tercih edilmiş. Beymen Home ve Mudo Concept de aksesuar seçimi yapılan mağazalar arasında.

Girişten itibaren özel olarak ürettirilen malzemelerin etkisinin alana yayıldığını görmek mümkün. Giriş penceresi bir tablo görevi de görüyor ve bahçedeki Ayla Turan’ın Tam isabet isimli heykelini çerçeveliyor. Zeminde kullanılan seramiklerin primitif desenleri Beril Khalaf Interiors tarafından tasarlanmış.

“Yatağı bu şekilde konumlandırdık. Evin doğallığına ayak uydurması adına da yine dekoratif sıvayla kapladığımız tamamen sabit bir yatak başı kullandık. Buraya gömülü bir şekilde yatak başında nişlerimiz bulunuyor.”

Evin toplam 6 odasından ilki ebeveyn, diğer ikisi çocuk ve geri kalan üçü de misafir odası olarak kullanılıyor. Projenin genelinde tasarımsal bir devamlılığa sahip kemerler ebeveyn odasında da etkin bir rol oynuyor. Hem kapı hem de raflarda gördüğümüz bu tekrarlı kullanımın bir benzeri dekoratif sıva kullanımında görülüyor. Yatak odasında amaç sabah akşam ev sahiplerinin huzur bulması. Güne güzel başlama hissiyatını destekleyecek şekilde yatağın konumu manzaraya çevriliyor ve her sabah bu görüntüye merhaba diyor ev sahipleri. Salonda da daha büyük bir ölçekte görmüş olduğumuz aydınlatmaların Terrazzo ile uygulanmış hali burada da yatak başında bulunuyor. Yine bu odada da salondaki gibi özel üretim tamamen çizimi Beril Khalaf Interiors’a ait olan halı kullanımı mevcut. Ebeveyn odasının kendine ait bir de terası bulunuyor. Banyoya fiziksel geçiş de yine kemerli kapıdan oluyor. Bütünlüğü yakalamak adına tasarımda aynı kullanım devam ediyor. Seramikleri kendileri çizen ekip buraya özel olarak atölyelerde ürettirmiş.

Evin en alt katında misafir odalarından birisi yer alıyor. Projenin en başında olmayan bu alan Beril Khalaf ve ekibi tarafından sonradan eklenip yapılandırılıyor. Eve bağlı bir şekilde genişletilen bu alanın hemen üzerinde de oldukça geniş bir teras elde ediyorlar. Bu odanın taş duvarlardan oluşmasının sebebi de evin dış cephesine bağlı olması. Dış cephedeki taşların aynısını kullanan tasarım ekibi, Hilal Batman’ın eseri ile görünümü tamamlıyor.

Misafir odasının banyosundaki seramikler tamamen projeye özel ve el üretimi. Taş dokusunu biraz daha vurgulamak adına yarıya kadar alçıpan duvar kullanarak arkasından aydınlatma ile buraya derinlik ve evin içerisinde ayrı bir alana giriyormuş hissiyatı yaratmak istenmiş. Burası evin kendine ait olmayan ama sonradan evle birleşmiş ve evin bütün tasarım duygusunu ve özelliklerini taşıyan bambaşka bir alan. Misafir odası banyolarında Kelly Wearstler’a ait farklı renkte duvar kağıtları kullanılmış.

Bir diğer misafir odası ise giriş katında. Buradan balkonla birleşen büyükçe bir terasa açılan odaya girdiğiniz zaman dışarıdaki keyifli manzara karşılıyor sizi. Khalaf bu odadaki çözümlerini şöyle açıklıyor “Misafir odası olduğu için içeride bir televizyon olması gerektiğini düşündük. Dinlenmek için odalarına çekildikleri zaman belki bir şeyler izleme ihtiyacı duyarlar dedik. Aynı zamanda manzarayı da kapatmak istemedik, yatağa uzandıklarında görecekleri görüntünün televizyon olması yerine kumanda ile açılıp kapanabilir televizyon ünitesine sahip bir mobilya tasarladık.” Projeye ilk başlandığında önceki ev sahibinin depo olarak kullandığı bu alan, daha fazla kullanım ve konaklama için
misafir odasına dönüştürülüyor.


Zeytin ağacı altındaki oturma alanı günün her saatinde gölgeli ve esintili bir alan. Beril Khalaf burayı ev sahipleri kış aylarında da eve geldikleri zaman keyifli bir şekilde manzarayı izleyerek kullanabilmeleri adına şömineli bir şekilde tasarlamış. Orta sehpanın camı kaldırıldıktan sonra bir şömine olarak kullanılıp kış aylarına keyif katıyor.

“Bahçemiz kat kat olduğu için bütün oturma alanları aslında birbirinden farklı kotlarda. Ancak şöyle bir güzelliği var günün her saatinde evin herhangi bir köşesinde ister güneş isterseniz gölgelik alanlar bulunuyor.”

Yaklaşık 3 dönümlük eğimli bir araziye konumlanan evin bahçesinde 6 farklı oturma alanı bulunuyor. Evle bağlantılı olan terasa salondan
çıkılabiliyor ve akşam yemekleri için bir masa ile birlikte rahat bir oturum alanı yer alıyor. Bahçenin genelinde bütün koltukların çok rahat
olmasını istedik diyen Khalaf, uzun süre boyunca rahatça oturabilecekleri belki biraz gün içerisinde kestirebilecekleri bir alan oluşturmuş. Bali mimarisinden esinlenilerek oluşturulan tavan dokusu Yargıcı’dan alınan pervaneler ile tamamlanmış.

Paylaş:

Bir yorum bırakın

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.