
Seyahat etmeyi yeni yerlere ve değişik mekanlara gittiğimiz için severiz. Özellikle her akşam geldiğimiz evlerimizde hep aynı görüntüyle karşılaşmak yerine; aralıklı zamanlarda bizi bekleyen sürprizler olması bana çok cazip geliyor. Bu konuda aynı fikirde olduğumuzu düşünüyorum. Dış mekanlarda geçirdiğimiz günlerin sayısı azaldı ve kapalı mekanlara geçiş için az bir zaman kaldı. Evlerimizde mevsim güncellemesi yapmak için; kısa hatırlatmalar ve farklı fikirlerle sonbaharı karşılamaya başlayabiliriz.
Bölgesel müdahaleler, birkaç aksesuar, mobilya, farklı renk ve doku eklemeleri ile odalarımıza mevsimlik bir görünüm kazandırabiliriz. Kapıyı açtığınızda hem kişiliğinizi, beğenilerinizi yansıtacak hem de diğer odalarda göreceklerinizin ipuçlarını verecek dokunuşlarla başlayabilirsiniz. Böylece birkaç ayda bir yeni bir eve taşınmış gibi olursunuz.
Yoğun tempolu bir günün ardından eve girdiğiniz anda ruhunuza dokunacak, bu dönüşümü ilk hissedeceğiniz alan antreniz olacaktır. İlk adımınız bu alanı, sonbahar renkleriyle giydirmek olsun. Sizi karşılayan duvara farklı bir renk ya da malzeme ile dokunabilirsiniz mesela. Üzerine eşyalarınızı bıraktığınız konsolu vintage bir parça ile yenilemek ya da karşısındaki pufa sarı renk tonlarında kumaş seçmek de güzel olabilir.
Modern hatlara sahip kanepenin üzerindeki birkaç yastık salona geçince hemen gözüme çarpıyor. Odanın hissini değiştirmek için hızlı bir çözüm olduğunu düşünüyorum. Bu mevsimin güncellemesi içinse ekose ve bukle kumaşları tercih edebilirsiniz. Hiç beklemeden uzanma koltuğunun üzerine; yazın dolaba kaldırdığınız battaniyeyi ve çizgili yastığı yerleştirebilirsiniz. Kitaplarınızın arasında kendinize huzur dolu bir okuma köşesi hazırlamak da sonbahar etkisini arttıracaktır.
Duvardaki eserleri; nereden geldiğini merak uyandıracak koleksiyonunuzdaki göz alıcı bir diğeri ile değiştirin. Bu günlerde bazı arkadaşlarımın kendi yaptıkları öyle işlerle karşılaştım ki; böyle el yapımı çalışmalara sahip olmak beni çok mutlu ederken onlara da motivasyon kaynağı oluyor.
Unutmayın farklı dönemlere ait mobilya parçaları ve zamanla topladığınız sanat eserleriyle aksesuarların buradaki beraberliği mekanın görselini zenginleştirecektir. Belki de bu sezon dostlarınızın favori buluşma yeri sizin sanat köşeniz olabilir.
60’ların sonu ya da 70’lerin çocuğu olanlar için yine tanıdık bir parça evlerimize geri geliyor. Küçük bar alanları. Yeriniz uygunsa biraz daha donanımlı bankosu ve oturması olan düzenlemeler çok kullanışlı ve keyiflidir. Bir süredir yemek masasının büfesine adapte edilmiş modüller ya da kapatıldığında yüksek bir büfe gibi görünen, içinde maksimum depolama ve çalışma alanı oluşturulmuş mobilyaları salonlara ekliyorum. Geçtiğimiz pandemi döneminde pek çok yerin kapalı olması ve küçük gruplar halinde kontrollü sosyalleşmek isteyenlerin tercihi bu yönde olmuştu.
Bar bölümünden yemeğe geçmeye ne dersiniz?
Benim için masanın hazırlığı ve süslemeleri ayrı bir seremoni. Yemekler midemize, masanın hoş bir atmosferde olması ise masa başı sohbetlerinde gözümüze ziyafet olacaktır. Mesela bej, açık gri, kül gibi renklerde keten bir masa örtüsü, bakır aksesuarlar, cam objeler ve pişmiş topraktan vazoda kuru dallar ile istediğimiz atmosferi yakalayabiliriz.
Evinizin diğer bölümlerinde de aynı temayı renk ve kumaş kombinasyonlarıyla devam ettirmeniz tüm mekanların aynı dilde konuşmasını sağlayacaktır. Yatak odanızın perdesi ya da yatak üzerine yerleştirilecek yastıklarda toprak tonları, kiremit, sarı, yeşilleri ekleyerek sonbaharı evimize taşımaya devam edelim.
İrem Senemoğlu




