ARTIMEKANEV

Meyve bahçesi ile komşu

Youtube

Tasarım: Monlab Design

Fotoğraflar: Ramazan Arı

Taşınacağınız evi seçerken nelere dikkat edersiniz? Pek çok kriter var öyle değil mi? Konumu, bina yapısı, oda sayısı… Monlab Design Kurucusu Mimar Damla Berberoğlu da ev ararken oldukça fazla kriterinin olduğunu keşfetmiş. İdeal evi bulma anı da pandemi ile çakışınca birçok şeyi taşındıktan sonra yapmaya karar vermişler. Dairenin taşındıkları sırada tadilatının yapılıyor oluşu Berberoğlu’na kaba inşaata müdahale etme fırsatı tanımış ve ufak tefek değişikliklerle hemen yerleşmişler yeni yaşam alanına. Kalan eksiklikler de yaşandıkça görülmüş ve tamamlanmış.

Bir meyve bahçesinin hemen önünde yer alan daire, Ortaköy Lotus Evleri’nde yer alıyor. Dolayısıyla da salonda inanılmaz bir doğa manzarası var. Salonun içinde küçük bir ormanımız varmış gibi hissediyoruz, diyor Berberoğlu. 4+1 planındaki ev, yaklaşık olarak 220 m2’den oluşuyor. Ebeveyn odası, çocuk odası, oyun odası, yardımcı odası yer alıyor ve yardımcı odası içerisinde aynı zamanda banyosu ve çamaşır kurutma gibi eşyaların olduğu kiler dolabı da bulunuyor. Evin giriş kısmında Yücel Dönmez’in bir eseri bizi karşılıyor. Derin maviliklere sürükleyen bu eserden gözlerinizi aldığınızda sanatın evin her köşesine yayıldığını görebiliyorsunuz ki zaten ev sahiplerinin de evle ilgili en sevdikleri dokunuşlardan birisi de bu.

Salondaki radyatörlerin kapatıldığı panellerde, televizyon ünitesinde görülen ve girişteki ahşap çıtalarda aynı renk tonu tercih edilerek bütün bir görünüm elden eden tasarımcı, salonun merkezine yerleştirdiği kanepeyi eski evinden getirse de geçmişi çok daha eskiye dayanıyor. Eşinin ilk evine ait kanepenin döşemeleri en az birkaç kez değişmiş. Salondaki iki tablo Nilüfer Yıldırım’a ait, eserin devamı girişte yer alıyor. Tasarımcının uzun süredir resim yapan annesi de bir çalışmasını kızı için yapıp hediye etmiş.

Yemek alanında ilk bakışta göze çarpan tasarımcının sanatçı arkadaşı Gizem Karpuzoğlu ile birlikte yaptığı tablo. 2 haftada atölyede birlikte çalışan ikilinin çıkardığı sonuç aynı zamanda güzel bir hatıra olarak salonda yerini almış. Hemen önündeki mermer yemek masası ahşap ayaklar ile daha samimi bir tavra büründürülmüş. Mermer plakası Stoneline’dan, tasarımı ise Monlab Design’a ait. Salonun yeşilliğe bakıyor olmasının avantajını her an hissedebilmek adına parçalı ayna kullanımına gidilmiş böylece yemek masasının arka tarafından oturan kişi de manzaraya hakim olabilsin istenmiş. Yaklaşık kırk senelik olan sandalyeler, eşinin annesinin hatırası ve onlar için çok kıymetli.

“Evimi çok seviyorum birçok yerinde vakit geçirmek bana keyif veriyor. Ama son zamanlarda pandemi sebebiyle ister istemez arkadaşlarımız da geldiğinde açık hava olması sebebiyle balkonda çok vakit geçiriyoruz. Tek başıma kaldığımda ise kitap okumak için, bilgisayarda işlerimi hallederken ya da bazen sadece bir kahve içip dinlenirken dışarıya bakan B&B – Husk berjer en çok vakit geçirdiğim alan diyebilirim.”

Damla Berberoğlu

Girişteki seperatör tasarımcının eve sonradan kattığı detaylardan birisi. Eve gelen kişinin direkt olarak salonda oturanı görüyor olmasından duydukları rahatsızlıkla bu alanda bir değişime gidilmiş. Ahşap çıtalarla geçirgen bir seperatör planlanmış ve ışığın içeri doğru devamlılığının sağlanmasının yanı sıra sanat eseri için de bir alan daha oluşturulmuş. İlk tasarımlarından birisi olan ve eşine hediye ettiği dresuar da bu alanda yerini almış. Pandemiden dolayı adımların hiçbirinde acele etmediklerini dile getiren Berberoğlu, sindirerek deneyimleyerek gerçekleştirmiş her şeyi. Panelin salon tarafındaki eser Fikret Öztürk’e ait. Pandemi başında online müzayedeye katılmış fakat kuralları bilmediği için alamamış. Sonrasında tablo başkasına gitmiş. Sergiyi aramış ama olmadığını söylemişler. Tabloyu almaktan birileri vazgeçmiş ve bu evde yerini almış. Yaşanmışlığı olan ve farklı tarzları buluşturan bu evde birçok şeyin dönüşümü söz konusu. Değiştirmek yerine dönüştürmek fikrini benimseyen Berberoğlu, çoğu mobilyasını eski evinden getirmiş ve yenilemiş. Farklı malzemeler de olsa aynı renklerin varlığını sürdürdüğü salonda gözü yormadan alana hareket katılmış.

10 senelik bir site içerisinde yer alan evin planı yeni yapılanlara göre çok daha ferah ve cazip gelmiş Berberoğlu’na. Ebeveyn yatak odası da yenilere nazaran oldukça geniş böylelikle tüm giysi dolaplarını içerisinde çözebilmişler. Hatta sabahları spor yapabilecek alanları dahi kalınca dolayısıyla diğer odayı kızları için bir oyun odası olarak tasarlamak istemişler. Haliyle burası günün en fazla vaktini geçirdiği alanı olmuş.

 

 

Paylaş:

Bir yorum bırakın

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.