
B2RN Architecture Kurucusu Berrin Güngenci tarafından tasarlanan proje, İstanbul Çamlıca Konakları’nda yer alan ferah bir yaşam alanı.. Berrin Güngenci yaşam alışkanlıkları, beklentileri ve beğenilerini anlayabilmek adına projeye başlamadan önce ev sahibinin bir önceki evini görmek istemiş; Tullia Jewels firmasının kurucu ortağı Aylin Duman Kan’ın evine bir ziyarette bulunmuş. Evdeki gri yoğunluğundan rahatsız olan ev sahibi, yeni evinde çok daha ferah bir yaşam alanına sahip olmak istediğini dile getirince tasarımcı da bu geri bildirimden yola çıkarak beyazın hakim olduğu bir tasarım üzerinde çalışmalara başlıyor..
Aylin Duman Kan’ın yeni dairesi 220 m2 alanda 4 yatak odasını içerisinde barındırıyor. Evin en göz alıcı yanı birden çok cepheden olabildiğince ışık alıyor oluşu. Ferahlık hissini arttırmak isteyen tasarım ekibi bu avantajdan yararlanıyor. Salonun genelinde duvarlar beyaz renkte ve çıta uygulaması ile hareket kazanmış. Çıta uygulamasını bir süslemeden öteye taşımak istedikleri için dolap kapaklarını da çıta uygulaması kaplayarak bütün bir görünüm elde edilmiş.
Salondaki mobilyaların bir kısmı ev sahibinin eski evinden gelse de B2RN dokunuşlarının olduğu noktalarda hem tasarımsal hem de fonksiyonel ilaveler yapılmış. Salondaki kullanım alanlarını göz önünde bulunduran tasarımcı, hemen girişe bir kütüphane konumlandırıyor. Beyazın soğuk etkisini ahşapla kırdığı kütüphane bölümünün hemen önündeki berjer hem okuma hem yemek masası ile iletişim hem de şöminenin keyfini çıkarmak için ideal bir noktaya yerleştirilmiş. Şömine konum itibariyle aslında bir kolonu kapatıyor.
Salonun tam ortasındaki kolonun varlığını dekoratif bir çözüme dönüştüren tasarım ekibi, herkes için ulaşılabilir bir keyif alanı oluşturmak istiyor. Şömine mermeri hemen beyazın etkisini yansıtacak hem de fark yaratacak bir seçim. Her iki yanındaki hacimlerde yer alan kitaplık ve TV ünitesinde ise cevizin sıcaklığı alanı ısıtıyor. Oturma bölümündeki kanepeler ev sahibinin eski evinden getirilerek yardımcı elemanlarla tasarıma daha da uygun bir hale getirilmiş. Evin köşeli yapısı ve bundan çıkan üçgen bölmeleri avantaja dönüştürmek isteyen tasarımcı bu bölümlerde mini oturma alanları oluşturmuş.
Bir kanepenin arkasında boylu boyunca yer alan dolap ise duvarın bir parçası ile gösterilip ortasında vitrin alanı oluşturulmuş. Ceviz ile ısıtılan camlı vitrin içerisinde kullanılan beyaz objelerle fonksiyonelliğin yanına tasarımsal bir dokunuş katılmış.
Diğer kanepenin arkasında ise öncelikle sırtını gizlemek ikincil amaç olarak da yemek masasına servis sehpası görecek bir dresuar tasarımı yapılmış. Yemek masasında seçilen taş mermer gibi gözükse de aslında kuvars taşı. Mint yeşili bir renge sahip taş masanın ayakları ise bronz renkte. Aynı rengi masanın arkasındaki Ahmet oran tablosunda da görüyoruz. Salon girişinden gözükecek vurucu bir etki yaratma isteği ile Ebru Yılmaz Kalen’in kırmızı renkte bir eseri tercih edilmiş.
Işığın tasarımdaki önemini vurgulayan tasarımcı, her şeyden önce ışık kurgusunu oluşturduğunu dile getiriyor. Avize kullanımından ziyade noktasal ışıkların kullanımı ile tasarımsal ögeler ve vurgu yapılmak istenen noktalar ön plana çıkarılıyor.
Mutfakta da salondaki mint yeşilin yansımalarını görüyoruz. Mat lake mutfak dolapları belli belirsiz bir yeşil tonda ilerlerken ankastreler de bu dolapların arkasına gizleniyor. Mutfağın genel tasarımında belirleyici olan yetişkin ev sahiplerinden çok evin kızı Rüya. Rüyanda Yersin isimli bir Youtube kanalının öncelikleri düşünülerek tasarlanan mutfakta bir ada yerleşimi mevcut. Mutfağın en cazibeli kısmı da yine evi yapısının getirdiği zorluktan ortaya çıkan sedir bölümü. İki aşamalı bir sedir tasarlayan Güngenci; kahve içmek, kitap okumak ve sohbet etmek için keyifli bir alan oluşturmuş. Hemen karşısındaki kahve bar’ında da ev sa
hibinin kahve fincanı koleksiyonuna yer verilmiş.
Geniş bir alana sahip ebeveyn odası ise şimdiki halinden farklı olarak yekpare bir alanmış. İşlevselliğin ve farklı alan ihtiyaçlarının ev sahibi için önemini bilen tasarımcı, bu odayı bölümlere ayırarak uyuma, çalışma, oturma, giyinme, depolama ve banyo için farklı bölümlere ayırmış. Yatak başı olarak gördüğümüz latalı bölümün arkasında gilzi bir oda yer alıyor ve depo olarak kullanılıyor. Giyinme odasında ise camlı ve ışıklı bölümlerle kullanışlı bir alan ortaya çıkıyor. Banyoda da bu bölümlenme devam ediyor diyebiliriz. Tuvalet, duş ve hazırlanma için üç ayrı bölüm mevcut. Salon ve mutfakta kullanılan mint yeşili burada da seramiklerde devam ediyor ve yine ahşap ile tamamlanıyor.
Melisa’nın odasında oldukça geniş bir yatak bölümü var. Bu ünite eski evden gelmiş ve Melisa bunun olduğu gibi kalmasını talep etmiş. Dolap ihtiyacı ise Güngenci’nin giyinme kabini çözümü ile şekillenmiş. Duvar ayrımı ile oluşturulan kabinin hemen üzerinde led ışık uygulaması yer alıyor.
Evin iki kızının ortak kullandıkları banyo; led ışıklar, kulis ışıkları ve makyaj aynaları ile renkli bir alan. Duş ve kolezetin ayrıştırıldığı, renkli seramiklerin yer aldığı banyoda çocuklar için keyifli ve işlevsel alanlar oluşturulmuş.
Melisa’nın odasında oldukça geniş bir yatak bölümü var. Bu ünite eski evden gelmiş ve Melisa bunun olduğu gibi kalmasını talep etmiş. Dolap ihtiyacı ise Güngenci’nin giyinme kabini çözümü ile şekillenmiş. Duvar ayrımı ile oluşturulan kabinin hemen üzerinde led ışık uygulaması yer alıyor.
Evin iki kızının ortak kullandıkları banyo; led ışıklar, kulis ışıkları ve makyaj aynaları ile renkli bir alan. Duş ve kolezetin ayrıştırıldığı, renkli seramiklerin yer aldığı banyoda çocuklar için keyifli ve işlevsel alanlar oluşturulmuş.
Tasarım: B2RN Architecture








