DSC09751
EVTASARIM

Huzuru taşıran son damla: Sanat

post-banner

“Sırtım salonun geri kalanına dönükken yemek masamızda sağdaki sandalyede oturmayı çok seviyorum. Oraya oturup, çok uzun zamanlar kalkmak istemiyorum. O sandalyede sokağın karşısındaki binalardan soyutlandığımı hissediyorum. Bir de yine o sandalyeden yan bahçemizdeki palmiyeyi, içeride şuursuzca büyüyen kuşkonmazımızı, canım babamın fotoğrafını, yerini yeni bulmuş “The Park” adlı akrilik çalışmamı, sevgilime ve bana benzettiğim Blanca Gomez’in illüstrasyonunu izliyorum. Bana aşırı huzur veren, çok spesifik bir nokta orası.” 

Ressam kimliğiyle tanıdığımız Ekin Büyükşahin, namı diğer Ekinakis, bu sayıda bize evinin kapılarını açtı. Açılan kapıyı araladığımızda ressam kimliğinin yanı sıra müzisyen kişiliğini, yeşile duyduğu özlemi, fotoğraf merakını ve kahve sever yanını keşfetme fırsatı bulduk. Ekin Büyükşahin’in Kadıköy’deki dairesinde besteci-akademisyen erkek arkadaşı Turgut Pöğün’le birlikte kurdukları hayata konuk olduk. 2016 sonlarına doğru taşındıkları ev, ikiliye özgü pek çok özellik taşısa da Venedik’teki bir apartmanın ikizi olması da karakteristik bir yan barındırıyor. Ekinakis’in sanatçı kişiliğinin izleri sıklıkla evin duvarlarında ve kalorifer üzerlerinde gözümüze çarpıyor.

İstanbul’da artık bina ve şantiye görmekten bıkan Ekin, içindeki yeşil tutkusuna istemsiz olarak kendisini teslim ediyor. Yaşam alanları da bitkilerin mutluluğuna göre sonradan şekilleniyor. Ekin ve Turgut, evi dekore ederken neredeyse hiç problem yaşamıyor. Televizyonsuz bir hayat istediklerinde hem fikirler mesela. Hoşlarına giden parçaları toplarken kendi ev kavramlarını oluşturmaya başlıyorlar. Zaman geçtikçe ufak tefek değerli parçalar birikmeye başlıyor bence insanlar hayatında, diyor Ekin. Gerçekten de zamanla daha çok anısı olan eşyalar, eskilerin yerini almış. Evde neyi değiştirmek isterdin sorusuna ise hiç düşünmeden, fayanslar diye cevap veriyor.

Ikea’nın pratik ve çözüme yönelik mobilyaları dışında evde çok fazla marka ya da trend olan bir eşya bulunmuyor aslında. Yemek bölümünde duran büfe/dolap lise yıllarından kalma özel bir parça. Onun dışında Maki Design’a ait saksı ayakları, İngiliz tasarımcı Tom Dixon tasarımı tuz ve karabiber öğütücüleri, Kulak Ceramic ve Bizon imzalı kahve fincanları, ikinci el pikapçıdan edindikleri amfi, speaker ve pikap Ekin Büyükşahin için çok değerli. Ekin Büyükşahin’in evine yaptığımız ziyaret bizi hemen birkaç sokak ötedeki atölyesine taşıyor. Evi kadar samimi bir ortam yaratmayı başardığı atölye; onun için işi yapma, yaratma ve deşarj olma alanı. Bu nedenle de kendini çalışacak gibi hissetmiyorsa atölyeye gitmemeyi huy edinmiş kendisine. Ev rahatlama, atölye ise disiplin kurduğu çalışma alanı. Bazen bilgisayar başında, bazen de bahçede çalışıyor ve tabi elinden kahvesini asla eksik etmiyor.

post-banner

 

post-banner

Bir Cevap Yazın

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.