SÖYLEŞİ

Kedisever illüstratör, bisikletsever tasarımcı: Sadi Tekin…

sadi-tekin-4
post-banner

Geçtiğimiz dönemde Türkiye’den ayrılan değerlerden biri de Sadi Tekin. Kenti, insanı, kediyi gözlemlemeyi seven, bu gözlemlerini kalemine yansıtırken mizahi yeteneğini de kullanan yaratıcı bir tasarımcı ve illüstratör. New York’taki yaşamı, yeni projeleri ve en yeni ürünü ile ilgili konuştuğumuz söyleşiyi keyifle okumanızı dileriz.

Sadi Tekin

Yaşam nasıl gidiyor uzaklarda?
İnternet çağında artık gerçek anlamda bir uzaklıktan söz edemeyiz sanırım. Sanki İstanbul’daymışım da pek evden çıkmıyormuşum gibi aslında… Bunu uzaklık vurgusu için söylüyorum. Birebir sosyalleşme dışında pek bir farkı yok. Özellikle ülke gündemini takip açısından… Freelance hayatta zaten işler de online hep, dolayısıyla çok da uzakta hissetmiyorum. Onun dışında tabi burada yaşayış, insan ilişkileri ve iş yapış şekilleri vs. çok daha ideal bir durumda.

Sadi Tekin ve kedileri… Nereden geliyor bu ilgi?
4 yaşında ailemle çıktığım bir tatilde beni kediler kaçırmış ve onlarla büyümüşüm. Beni beslemişler, okula yazdırmışlar ve bildikleri her şeyi bana öğretmişler. Sağ olsunlar. Üniversiteyi kazandığım sene ayrıldım onlardan ve daha sonra gerçek ailemi buldum. Ama beni büyüten kedilerle bağımızı hiç koparmadık, hala görüşürüz. Bize gelirler, annem onlara süt verir, sever okşarız. Tabii artık zor oluyor ben taşındığımdan beri.

post-banner

Senin kaleminden çıkan illüstrasyonlar dövme oldu sanki? Başka nelere uygulanıyor?
Evet, dövme yaptıran oluyor çizimlerimi. Onun dışında klasik tabi; kitap, poster, broşürde kullanılıyor. Şimdi ben illüstrasyonlarımı üç boyutlu modelleyip bunlardan çeşitli heykel, obje, takı arası bir şeyler yapma peşindeyim. Hatta bir adım sonrası bir fikrim daha var ama henüz söylemeyeyim bunu, sürpriz 🙂

Yeni bir fincan serin var, ne zamandan itibaren nereden ulaşabiliyoruz? Bir de ürünün “hikayesi” ile ilgili paylaşmak istediğin bir şey var mı?
Kupaları seramik sanatçısı arkadaşım Aylin Bilgiç ile birlikte yapıyoruz, Atölye Galata’da. Hali hazırda ufak ufak satışlara başladık. Bize bizzat ulaşanlara yardımcı oluyoruz. Etsy.com üzerinden de online satış mevcut. Bir de ufak ufak dükkanlarla görüşmelere başladık. Ortaya çıkışı da şu şekilde, ben özellikle kahve içerken peçetelere bir takım şeyler çiziyorum uzunca bir süredir. Bunun çoğunluğu da kediler oluyor. Geçenlerde yine peçeteye çizdiğim kedilerden biri, nedense ters duran bir kedi, bir anda kuyruğu sap gibi oldu, sonra bir baktım bir kahve kupasına benziyor. Şaka gibi, olur mu olmaz mı derken bir baktık ki kalıbını yaptırıp üretime başlamışız. Epey de ilgi görüyor şu anda.

Sadi Tekin

Girişimci olarak devam ederken, ürünlerini daha yüksek adetli üretmek için yeni iş birliklerine açık olduğunu söyleyebilir miyiz?
Kendi üretmek istediğim şeyler de var ki bunlar genellikle daha küçük adetteki butik üretimler. Bir de bazı ürünler daha yüksek adette üretilmeye uygunlar. Bu kedi kupa da buna çok uygun. Elbette ki bu durumda böyle iş birlikleri olabilir, düşünebilirim.

Tek başına ve cesur bir adım atarak, rahatlık alanından çıkıp gittin New York’a. Şu günlerde gitmek birçoğumuzun niyeti… Neler söylersin? Ne önerirsin demek isterim… Gidince ne gelecek başımıza?
Bu soruyu buraya gelmeden evvel ben de birçok kişiye sordum ve özellikle son zamanlarda bana da epey soruyorlar. Neticede herkes kendi hikayesini yaşıyor, orası açık. Dolayısıyla iyi ya da kötü zaten diyemem, deneyimler demek daha doğru, ama herkesin yaşayacağı ve yaşadıklarından algılayacağı farklı olacaktır. Bir iki ufak tavsiye vermem gerekirse, her işin başı networking burada da. İşlerin nasıl yürüdüğünü ve adetleri, alışkanlıkları görüp ona göre girişilmeli derim. Burada okul okumak ise networking için özellikle en kolay ve etkili yol. Sadi Tekin

Yakın zamandaki planlar neler? Monsters of New York nereye gidiyor?
Birkaç yıldır üzerinde çalıştığım Monsters of New York serim var. New York fotoğrafları üzerine çizdiğim sevimli, salak canavarlar bunlar… Bir de çocuk kitabı yaptım bunların maceralarından oluşan. Bir süredir yayıncılarla görüşüyorum. Bunun dışında kedilerim de oldukça sevildi. Çizgisi de, ruhu da oturdu gibi diyebilirim. Bunlardan da değişik şeyler yapma düşüncem var. Özellikle Cat York City başlığı altında yaptığım versiyonları bir fikir verebilir şimdilik. Bir de tabi uzun süredir üzerinde çalıştığım “marine” serisi işlerimle açmak istediğim bir sergi var yakın vadeli hedeflerde. Uzun bir gemi seyahati ile birleştirip, bir nevi yerinde üretim modeli sergi hazırlığı hayal ediyorum bu proje için. Delimsirek “bisiklet saçmalatmaca / bicycle mesh ups” şeklinde özetleyebileceğim çizimlerim var, bir süredir daha sistemli bir şekilde üzerinde çalışıyorum. Şimdi onları heykellere dönüştürme ile ilgili bir fırsat çıktı, yakında netleşecek diye umuyorum.

 

Hazırlayan: Gözde Şekercioğlu

post-banner

Bir Cevap Yazın